İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6655 Karar: 2025/6918 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6655 K.2025/6918

11. Ceza Dairesi 2024/6655 E. , 2025/6918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/748 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığın

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6655 E. , 2025/6918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/748 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığın

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6655 E. , 2025/6918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/748 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.08.2024 tarihli ve 2022/104947 Soruşturma, 2024/54858 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/1066 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.08.2024 tarihli ve 2024/748 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.08.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.11.2024 tarihli ve 2024/27510 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114112 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianamenin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2024 tarihli kararında yer alan "...Dosya kapsamında iddia sahibi müşteki kurumun savcılık dosyasına ibraz ettiği Vergi Tekniği ve Vergi Suçu Raporu dışında başkaca herhangi bir delilin toplanmadığı, bu kapsamda; 1-Şüphelinin sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorularak şayet karşıt inceleme raporu düzenlenmiş ise onaylı suretlerinin celbine, ayrıca aynı mükellefler hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının sorulması ile celbinin gerektiği, kaç adet sahte faturanın şüpheli tarafından düzenlendiği ve bu faturaların sahte olduğuna ilişkin kabulün ne olduğu, 2-Şüpheliden sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen şirket yetkililerinin ve şahısların faturalardan kimlik bilgilerinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak dinlenilmesi ve bu kişilerin düzenlenen iddianamenin kabul kısmına yönelik tespitlerin bulunması gerektiği, 3-Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk İşleri Servis'nden şüphelilerden sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının sorularak açılmış ise dosya numaralarının istenilerek dosya getirtilmesi, 4-Sahte olduğu iddia olunan faturalar üzerinde imza yazı inkarında bulunan şüpheli hakkında dosyaya imza-yazı örneklerinin inceleme yapılmak ve şüpheli savunmasını denetlemek üzere alınarak bilirkişiye gönderilmesi gerektiği, 5-İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak vergi mükellefi şirket yetkilisi olan şüphelinin defter belgeleri ibraz etmesine dair tebligat yapılan şüphelinin defter ve belgelerin incelenmek üzere Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'na getirilmesinin istenerek sürecin mükellef aleyhine çevrildiği anlaşılan olayda gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ilgili vergi dairesinden mükellef olan şirkete ait iş yerinin suç tarihinde faal olup olmadığının ve iş yeri ile ilgili olarak mükellefin hesaplarının dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'un 139/2 maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin, iş yeri dışında inceleme yapılmasını gerektirir de tespit varsa buna dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi gerektiği, 6-Şüphelinin sahibi olduğu iş yerinin bağlı bulunduğu Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak iddianameye konu firmanın suç tarihinde faal olup olmadığı hususunun araştırılmasının istenilmesi gerektiği, 7-Bu hususlar yerine getirildikten sonra dosyaya celp edilen evraklar ile mali müşavirden bilirkişi raporu alınmadan iddia sahibi kurumun tek taraflı suç duyurusuna istinaden ve yeterli araştırma yapılmadan..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki ve yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek ile defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Sektörel-3 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 26/04/2022 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/1066 İddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan "...1-Şüphelinin sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorularak şayet karşıt inceleme raporu düzenlenmiş ise onaylı suretlerinin celbine, ayrıca aynı mükellefler hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının sorulması ile celbinin gerektiği, kaç adet sahte faturanın şüpheli tarafından düzenlendiği ve bu faturaların sahte olduğuna ilişkin kabulün ne olduğu, 2-Şüpheliden sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen şirket yetkililerinin ve şahısların faturalardan kimlik bilgilerinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak dinlenilmesi ve bu kişilerin düzenlenen iddianamenin kabul kısmına yönelik tespitlerin bulunması gerektiği, 3-Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk İşleri Servis'nden sanıktan sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının sorularak açılmış ise dosya numaralarının istenilerek dosya getirtilmesi, 4-Sahte olduğu iddia olunan faturalar üzerinde imza yazı inkarında bulunan şüpheli hakkında dosyaya imza-yazı örneklerinin inceleme yapılmak ve şüpheli savunmasını denetlemek üzere alınarak bilirkişiye gönderilmesi gerektiği, 5-İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak vergi mükellefi şirket yetkilisi olan şüphelinin defter belgeleri ibraz etmesine dair tebligat yapılan şüphelinin defter ve belgelerin incelenmek üzere Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'na getirilmesinin istenerek sürecin mükellef aleyhine çevrildiği anlaşılan olayda gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ilgili vergi dairesinden mükellef olan şirkete ait iş yerinin suç tarihinde faal olup olmadığının ve iş yeri ile ilgili olarak mükellefin hesaplarının dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'un 139/2 maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin, iş yeri dışında inceleme yapılmasını gerektirir de tespit varsa buna dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi gerektiği, 6-Şüphelinin sahibi olduğu iş yerinin bağlı bulunduğu Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak iddianameye konu firmanın suç tarihinde faal olup olmadığı hususunun araştırılmasının istenilmesi gerektiği, 7-Bu hususlar yerine getirildikten sonra dosyaya celp edilen evraklar ile mali müşavirden bilirkişi raporu alınmadan iddia sahibi kurumun tek taraflı suç duyurusuna istinaden ve yeterli araştırma yapılmadan düzenlendiği.." şeklindeki gerekçeyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.08.2024 tarihli ve 2022/104947 Soruşturma, 2024/54858 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Plastik Tekstil ve İnşaat Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Sektörel-3 Denetim Daire Başkanlığının, 26.04.2022 tarihli ve 2022-A-3461/2 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, 08.05.2018 tarihli ve E-21833 sayılı isteme yazısı, tebliğ mazbatası ve fatura asıllarının mevcut olduğu, ilgili vergi tekniği raporunda düzenlenen sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, şüphelinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında 02.07.2024 tarihinde alınan ifadesinde, adı geçen şirketin yetkilisi olduğunu, sahte fatura düzenlemediğini, bazı anlaşmazlıklar nedeniyle şirketten ayrıldığını, şirketin hala aktif olduğunu, kendisine defter ve belgelerin ibrazına yönelik bir tebligat ulaşmadığını beyan etmesine karşın; dosya kapsamına göre, şirketin 30.06.2017 tarihi itibarıyla resen terkin edilmesi nedeniyle faal olmadığının belirlenmesi, şüphelinin suç tarihlerinde şirket yetkilisi olduğunu kabul etmesi ve dosyada bulunan karşıt inceleme raporlarına göre bir kısım mükelleflerin faturaların düzenlenmesi esnasında şüpheli ile muhatap olduklarını bildirmeleri karşısında; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/1066 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen diğer delillerin Mahkeme tarafından yargılama sırasında da toplanabileceği cihetle, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.08.2024 tarihli ve 2024/748 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla