Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/770 E. , 2024/8894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/559 E., 2015/437 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin, açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet,
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/770 E. , 2024/8894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/559 E., 2015/437 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin, açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama , bozma Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık ve müdafinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanık ve müdafinin temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/559 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesi, 43, 62, 53, 63üncü maddeleri uyarınca 5 kere 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 157, 62, 52, 53, 63 üncü maddeleri uyarınca 10 ay 4 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. ING bankası ... şubesine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (J) bendi, son fıkrası, 62, 52, 53, 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.333,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ç. ING bankası ... şubesine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (J) bendi, son fıkrası, 62, 52, 53, 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. ODEON Bank'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (J) bendi, son fıkrası, 62, 52, 53, 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.928,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e. PTTye yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (J) bendi, son fıkrası, 35,52, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 62,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz talebi, sanık hakkında eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna ilişkindir. Şikâyetçi PTT Genel Müdürlüğünün temyiz talebi, zincirleme suç hükümlerini uygulanmaması her bir eylem için resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğine, ayrıca sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararları verilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nin ele geçirilemeyen sahte kimlikleri kullanarak Odeon Banktan 10.157,00TL, ING Bank ... şubesinden 20.000,00TL, ING ... şubesinden 18.000,00TL kredi çektiği, ...'i telefonla arayarak kendisini kaymakam olarak tanıtıp 3.000,00TL göndermesini sağladığı, PTT' den kredi çekmek için gidip ... isimli kişi adına düzenlenmiş sahte kimlik ile yakalandığı ancak krediyi çekemedeği, sanıklar ... ve ...'nın sanığa kredi çekmede yardım ettiği iddia olunmuştur. 2. Sanık ... ... kimliği ile ING ... şubesinden, ,... kimliği ile ING ... şubesinden kredi çektiğini kabul etmiş, diğer tüm eylemleri ise kendisinin gerçekleştirmediğini beyan etmiştir. 3. PTT güvenlik kamera kayıtları, kredi sözleşmeleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından mahkeme sanık ... hakkında atılı suçları işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetlerine, sanıklar ... ve ... hakkında atılı suçları işledikleri yönünden cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararları vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Şikâyetçi PTT vekilinin sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine dair temyiz talepleri yönünden, Şikayetçi kurumun atılı suçlardan doğrudan zarar görmediği, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... hakkında Odeon Bank'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. b. Sanık kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin son fıkrası uyarınca adli para cezası belirlenirken menfaat miktarının 10.157.00 TL olması karşısında 1150 gün üzerinden adli para cezası belirlenmeye başlanıp arttırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden belirlenmesi ile sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken doğrudan menfaat miktarı olan 10.157,00TL' nin iki katı olan 20.314,00 TL belirlenerek bu miktar üzerinde indirim yapılarak sonuç olarak fazla adli para cezası tayininin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler ile sanığın ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; a. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci ve 204 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 17.12.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 4. Sanık ... hakkında ING bankasına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden, Sanığın 04.02.2014 ve 26.02.2014 tarihlerinde ING bankasının iki farklı şubesi olan ... ve ... şubelerinden sahte kimlikler ile kredi çektiğinin iddia olunması karşısında, UYAP sisteminden yapılan incelemede Dairemiz 2021/28734 Esas sayı ile sanığın 12.02.2014 tarihinde aynı bankanın farklı bir şubesinden daha sahte kimlik ile kredi çektiği iddiasına ilişkin İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2015/128 Esas, 2015/169 Karar sayılı dosyasının bulunduğunun tespit edilmesi, Dairemize hitaben Kocaeli 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2013 tarihli yazısından mahkemelerinin 2022/66 Esas sayılı dosyasının sanığın İNG bankasından sahte kimlik ile kredi çekme suçuna ilişkin olduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından bağlantı bulunduğunun bildirilmesi karşısında, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı bankaya yönelik bu dosyalar ve varsa başkaca eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç kastını yenileyip yenilemediği, suç kastını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK' nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi, tayin olunacak cezanın kesinleşmiş cezaların altında kalması halinde ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükümlerinin kurulması, Kabule göre; 1. Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesini uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanık hakkında aynı bankanın farklı şubelerine karşı birden fazla nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemiş olması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yerine ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması, 3. Sanık hakkında İNG Bank ... şubesine yönelik eylem sebebi ile adli para cezasının menfaatin iki katı esas alınarak belirlenmesi sureti ile fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Sanık ... hakkında PTT'ye yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden, Dosya kapsamında dinlenen PTT görevlisi tanık beyanlarından sanığın kredi çekmek için değil, yurt dışı havalesi yapmak için geldiği, sanığın da bu yönde beyanda bulunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Şikâyetçi PTT vekilinin sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine dair temyiz talepleri yönünden, Şikayetçi kurumun atılı suçtan doğrudan zarar görmediği, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında Odeon Bank'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/559 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan adli para cezasının belirlenmesine ilişkin "sanığın temin ettiği menfaat olan 10.157,00 TL nin 2 katı olan 20.314,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın duruşmadaki mahkemeye saygılı tavrı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nun 62 maddesi gereği cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 16.928,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibarelerinin kaldırılarak yerine " sanığın elde ettiği menfaat miktarı dikkate alınarak 1015 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın duruşmada ki mahkemeye saygılı tavrı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nun 62 maddesi gereği cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 845 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK 52. mad. gereğince gün üzerinden tayin edilen para cezasının sanığın ekonomik durumu da göz önüne alınarak bir gün için 20 TL esas alınarak 16.900TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği mahkemece belirlenen 5 gün üzerinden hapse çevrilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler ile sanığın ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/559 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 4. Sanık ... hakkında İNG bankasına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler ve PTT'ye yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (4 ve 5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/559 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.