İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1324 Karar: 2025/6472 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1324 K.2025/6472

11. Ceza Dairesi 2025/1324 E. , 2025/6472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2017/109 E., 2017/500 K. ve 2017/110 E., 2018/286 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2017 t

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1324 E. , 2025/6472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2017/109 E., 2017/500 K. ve 2017/110 E., 2018/286 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2017 t

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1324 E. , 2025/6472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2017/109 E., 2017/500 K. ve 2017/110 E., 2018/286 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2017/109 Esas, 2017/500 Karar sayılı dosyası ile Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2018 tarihli ve 2017/110 Esas, 2018/286 Karar sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen ve istinaf edilmeksizin kesinleşen mahkûmiyet hükümlerine yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/10071 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32427 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32427 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2016 tarihli ve 2016/247 esas, 2016/761 sayılı kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/191 esas, 2017/184 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2017 tarihli ve 2017/109 esas, 2017/500 sayılı kararını kapsayan dosya ile; Aynı tür suçtan sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesi gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2016 tarihli ve 2016/579 esas, 2016/767 sayılı kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/192 esas, 2017/183 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın aynı Kanun'un 204/1 maddesi uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2018 tarihli ve 2017/110 esas, 2018/286 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Sanığın, inceleme dışı 09/11/2015 tarihinde aynı neviden işlediği suçla ilgili olarak Giresun Cumhuriyet Başsavcılığınca 09/06/2016 tarihinde düzenlenen iddianame üzerine yapılan yargılama sonunda Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2017 tarihli ve 2016/586 esas, 2017/164 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/05/2017 tarihli ve 2017/753 esas, 2017/683 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla, bu hüküm bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi kapsamında Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/05/2017 tarihli ve 2017/753 esas, 2017/683 sayılı kararına yönelik itiraz başvurusunda bulunulabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosyalar kapsamına göre, Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/109 esas sayılı dosyasındaki suçun 15/10/2015 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 04/03/2016 tarihinde düzenlendiği, diğer taraftan Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/110 esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 31/08/2015 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 01/06/2016 tarihinde düzenlendiği nazara alındığında; Sanığın eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/109 sayılı kararına konu 04/03/2016 tarihli iddianameden önce olması karşısında, dosyaların birleştirilmesinden sonra, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. ..." Hükmü yer almaktadır. 2. Zincirleme suç durumunda aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmekte ve aralarında subjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil tek bir ceza verilmekle birlikte, verilen bu cezanın miktarı artırılmaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyaları değerlendirildiğinde; sanığın, 31.08.2015 14.12.2015 ve 19.12.2015 keşide tarihli sahte olarak düzenlenen çekleri kullanarak atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; kanun yararına bozma talebine konu dosyalardaki ilk iddianamenin 04.03.2016 tarihinde tanzim edildiği belirlenmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 43/1.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesinin gerekeceği, farklı suç işleme kastının bulunması halinde ise her eylemin ayrı suçları oluşturacağı, somut olayda; suça konu sahte çeklerin ait olduğu bankaların, keşidecilerinin ve lehtarlarının farklı olması, bu çeklerin farklı kişilere verilerek kullanılması ile tüm dosya kapsamına göre, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde belirtilen bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme olarak gerçekleştirildiğinin kabul edilemeyeceği, yenilenen kasıtlarla ve birbirinden bağımsız olarak atılı suçların işlendiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) Sayın çoğunluğun somut olayda suça konu çeklerin ait olduğu bankaların, keşidecilerinin ve lehtarlarının farklı olması bu çeklerin farklı kişilere verilerek kullanılması ve dosya kapsamına göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme olarak gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği yenilenen kasıtlarla bir birinden bağımsız işlenen suç olması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin reddine ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır, zira; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yazılı zincirle suç hükümlerinin uygulanması için bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden çok fiilin varlığı ve bu fiillerin aynı suçu oluşturması, fiillerin aynı mağdura yönelik işlenmesi gereklidir. Burada üzerinde durulması gereken husus, suç işleme kararının suç işleme kastından farklı olmasıdır. Bir suç işleme kararı bağımsız olarak ele alındıkları zaman her biri ayrı suç olan fiilleri birbirine bağlayan ve olaya zincirleme suç vasfını veren unsur olup suç işleme kararında birlik suç işleme kastında birlikten farklıdır. Kanun bir suç işleme kararını unsur olarak kabul etmiştir. Bir suç işleme kararı subjektif bir unsur olarak somut olayda belirlenmelidir. Bir suç işleme kararı belirlenirken saik üzerinde durulmalı suçların saikleri arasında birlik olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir suç işleme kararının varlığı ve bunun kastta birlikten farkı ortaya konulmalıdır. Bu ölçütlere uygun olarak somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın 31.08.2015, 14.12.2015 ve 19.12.2015 keşide tarihli olan çekleri kullanarak işlendiği iddia olunan suçlarda iddianeme tarihleri nazara alındığında ve anılan eylemler arasında hukuki kesinti mevcut değildir. Belgede sahtecilik suçlarının mağduru kamudur. Dolayısıyla somut olayda tüm suçlar aynı mağdura karşı ve kanunda yazılı aynı suç olarak işlenmiştir. Kanun yararına temyize konu suç eylemler nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle tayin edilen cezalar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Kanun yararına temyize konu eylem zincirleme suça konu en son eylem önceki eylemden 5. gün sonra işlenmiştir. Sayın çoğunluğun suça konu çeklerin ait olduğu banka çeklerinin ve keşideci ve lehtarların farklı olması çeklerin farklı kişilere karşı kullanılması ölçütleri bir suç işleme kararına değil kastta birliğe ilişkin ölçütler olarak değerlendirilmesi sanığın saikinin suç işleme kararında ölçüt olarak ele alınması ve bu bağlamda diğer eylemlerle aynı suç işleme kararı doğrultusunda kanun yararına temyize konu eylemin işlendiği suçların suç mağdurlarının aynı olması ve suç tarihleri arasında ayrı suç işleme kararının oluştuğunu gösterir zaman aralığı bulunmaması ve hukuki kesintininde oluşmadığının belirlenmesi karşısında kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kanun yararına bozma isteminin reddine ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla