Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1342 E. , 2025/14419 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/678 E., 2021/954 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/678 Esas, 2021/954 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1342 E. , 2025/14419 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/678 E., 2021/954 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/678 Esas, 2021/954 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38/1. maddesi delaletiyle 206/1, 62... /2-4. maddeleri uyarınca neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle karar tarihi itibarıyla kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.01.2025 tarihli ve 2024/30221 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/18188 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/18188 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/04/2009 tarih ve 214/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hüküm ve kararlarda kanun yolu bildiriminin kanun yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi gerektiği, Somut olayda, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarihli ve 2017/536 esas, 2017/1167 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanığın yokluğunda verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kanun yoluna başvuru mercii, şekli ve süresinin gösterilmesi gerekirken, hükmün kesin nitelikte olduğundan söz edilerek kanun yolunda yanılgılı uygulamaya yol açıldığı, gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği anlaşıldığından, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; Sanık hakkında hükmün açıklanmasına neden olan Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2021 tarihli ve 2020/93 esas, 2021/98 sayılı kararının, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Ceza Dairesinin 30/06/2022 tarihli ve 2022/1426 esas, 2022/1076 sayılı kararı ile bozulmasını müteâkip, yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine dair Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/10/2022 tarihli ve 2022/499 esas, 2022/478 sayılı kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Ceza Dairesinin 25/05/2023 tarihli ve 2023/204 esas, 2023/594 sayılı kararı ile bozulmasına ve şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği anlaşıldığından, sanığın kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. Maddesinin altıncı fıkrası; "... (6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. ..." Şeklindedir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin ikinci fıkrasında; "... (2) Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir." Denilmektedir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve onbirinci fıkrasının birinci cümlesi; “(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. ... (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar...” Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunda, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca öngörülen denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacak ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilen sanık, bu tarihten itibaren beş yıl süreyle denetime tabi tutulacaktır. Sanığın, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. 5. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden: Sanığın, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılmasına yönelik hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/536 Esas, 2017/1167 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasında, "..Dair, sanıkların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere en yakın Asliye Ceza Mahkemesine dilekçe vererek veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle mahkememize başvurulduğu takdirde Şanlıurfa Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere verilen karar, süresinde itiraz edilmediği takdirde kesinleşeceği ihtaratı ile karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklindeki ibarelere yer verildiği, yokluğunda verilen kararın sanığın bilinen en son adresi olan sorgusunda bildirdiği adreste aynı konutta birlikte ikamet ettiği imzaya ehil kardeşine 15.12.2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmaması üzerine kesinleştirildiği belirlenmekle, ihbarnamede yer alan (1) numaralı kanun yararına bozma düşüncesi yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden: Sanık hakkında, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/536 Esas, 2017/1167 Karar sayılı kararı ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206/1, 62... /2-4. maddeleri uyarınca hükmedilen 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; sanığın denetim süresi içerisinde işlediği ihbar olunan, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/93 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararına konu kasten yaralama suçundan hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 29/1, 62, ve 52/2-4. maddeleri gereği hükmedilen 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, katılan vekilinin suç vasfına yönelik istinaf talebi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1426 Esas, 2022/1076 Karar sayılı kararı ile bozulması sonrası, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/499 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 29, 62... /2-4. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükme yönelik yapılan istinaf incelemesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2023/204 Esas, 2023/594 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği kamu davasının şikâyet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi suretiyle aynı Kanun'un 280/1-a. maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve bu hükmün Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2023/7783 Esas, 2024/3245 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin kararı üzerine kesinleştiği anlaşılmakla, bu hükme istinaden sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (2) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE, 3. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/678 Esas, 2021/954 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gereği için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.