İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1631 Karar: 2025/14425 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1631 K.2025/14425

11. Ceza Dairesi 2025/1631 E. , 2025/14425 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3296 Değişik İş Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2022/7555 Soruşturma, 2023/4203 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine i

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1631 E. , 2025/14425 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3296 Değişik İş Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2022/7555 Soruşturma, 2023/4203 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine i

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1631 E. , 2025/14425 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3296 Değişik İş Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2022/7555 Soruşturma, 2023/4203 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.09.2023 tarihli ve 2023/3296 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.09.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.03.2025 tarihli ve 2024/2727 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde özetle, sahte senet sebebi ile müştekinin tanımadığı alacaklılar tarafından icra takibine başlandığının UYAP portalından fark edildiği, müştekinin alacaklı olduğunu iddia eden kişiye borcunun bulunmadığı, ancak müşteki ile daha önce aralarında husumet bulunan ... isimli kişinin müştekiye mesaj attığı ve bu mesajda müştekinin 10.000,00 Türk lirası vermesi halinde senetleri iade edeceğini belirttiğini, bu şekilde müştekiyi sahte evrak ile dolandırmaya çalıştıklarını belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, müştekinin şikayetine konu senetler üzerindeki imzaların müştekiye ait olduğu gerekçesiyle Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de; Dosya kapsamına göre; müştekiye karşı 1.543.000,00 Türk lirası ve 1.643.000,00 Türk lirası bedelli senetlerin icra takibine konulduğu anlaşılmış olup, şüpheliler ... ve ...'ün ifadeleri alınması, şikayet konusu senete ilişkin açılan icra dosyası ve İcra Hâkimliği dosyalarının celbi ile senetler için icra takibi başlatan kişinin tespit edilerek şüpheli sıfatı ile ifadesinin alınması, ayrıca senet üzerindeki yazıların şüphelilere ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu düzenlenip, sonucu göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin borçlusu, şüphelilerden ...'un ise alacaklısı olduğu, 07.09.2021 keşide, 13.09.2021-20.09.2021 vade tarihli, 1.543.000,00 TL ve 1.643.800,00 TL bedelli bonoların, şüpheli tarafından İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün 2021/16933 sayılı dosyası kapsamında şikâyetçi aleyhine icra takibine konu edilmesine karşın, şikâyetçinin şüpheliyi tanımadığının ve takip konusu bonolar üzerinde yer alan imzaların şikâyetçiye ait olmadığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Çerkezköy İcra Hukuk Mahkemesi tarafından temin edilen Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 31.03.2023 tarihli raporu esas alınarak, "...müştekinin şikayetine konu 07/09/2021 düzenleme tarihli, 13/09/2021 ödeme tarihli, 1.543,00 TL bedelli senet ile 07/09/2021 düzenleme tarihli, 20/09/2021 ödeme tarihli, 1.643,800 TL bedelli senet üzerinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince yapılan inceleme neticesinde " İnceleme konusu senetlerde ödeyecek bölümünde atılı imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'un eli ürünü olduğu hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor tanzim edildiği, alınan ifadeler, toplanan deliller ve tüm soruşturma evrakı kapsamından, müştekinin şikayetine konu senetler üzerindeki imzaların müştekiye ait olduğu, bu itibarla atılı suçların unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki gerekçeyle 10.05.2023 tarihli ve 2022/7555 Soruşturma, 2023/4203 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçi vekilinin 20.10.2023 tarihli itiraz dilekçesinde, ticari taksileri bulunan şikâyetçinin bu araçlarını şoförlere belge karşılığında teslim ettiğinin, bu belgelerin ... isimli kişi aracılığıyla imzalatıldığının, suça konu senetlerin de bu yolla şikâyetçiye imzalatılmış olabileceğinin, şikâyetçinin yanında şoför olarak çalışan şüpheli ...'ün bir süre önce şikâyetçiye elinde senetleri olduğunu ve takibe koymaması karşılığında 10.000,00 TL para vermesi gerektiğini söylediğinin, şikâyetçinin kabul etmemesi üzerine de senetlerin takibe konulduğunun belirtilmesi, bahse konu mesaja ilişkin ekran görüntüsünün dosyada mevcut olduğunun ve şikâyetçi vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 16.12.2021 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda senetler üzerindeki keşideci imzalarının şikâyetçinin eli ürünü olmadığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; şüphelilerin ifadelerinin alınması, taraflar arasındaki soruşturma konusu senetlerden kaynaklanan tüm icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, ...'nın olayla ilgili bilgisine başvurulması, şikâyetçi ve şüphelilerin mukayeseye esas nitelikteki yazı-imza örnekleri temin edilerek bonolar üzerindeki yazı ve imzaların şikâyetçiye veya şüphelilere ait olup olmadığı, yazıların farklı kalemle yazılıp yazılmadığı ve senetlerin mutad senetlerden sayılıp sayılamayacağı yönünde yeniden bilirkişi raporu aldırılmasından sonra sonucuna göre; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 tarihli ve 2001/6-70 Esas, 2001/77 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu başka bir kişiye vermesi halinde, kağıdın yeni zilyedi olan kişi açısından "esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme" keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı, bu itibarla şüphelilerin eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209/2. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 204/1. maddesindeki “resmi belgede sahtecilik” ve senetlerin icra takibine konu edilmesi suretiyle tahsil edilmek istenmesi nedeniyle, aynı Kanun'un 158/1-d. maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarına vücut verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.09.2023 tarihli ve 2023/3296 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla