İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1632 Karar: 2025/6927 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1632 K.2025/6927

11. Ceza Dairesi 2025/1632 E. , 2025/6927 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1111 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgi

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1632 E. , 2025/6927 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1111 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgi

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1632 E. , 2025/6927 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1111 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararıyla, "2012 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik hükümlü müdafinin istinaf başvurusunun, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/2329 Esas, 2019/1113 Karar sayılı esastan ret kararıyla kesinleşmesi sonrası; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Daire Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunması üzerine, Mahkemece yapılan uyarlama yargılamasında, aynı Mahkemenin 30.10.2023 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve infazın kaldığı yerden aynen devamına ilişkin karara yönelik hükümlü müdafinin itirazının reddine dair mercii İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2023 tarihli ve 2023/1111 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.12.2023’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2024/17855 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35991 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35991 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, sanık ve inceleme dışı diğer sanık .... yönünden istinaf incelemesine esas olmak üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olması nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2023 tarihli kararı ile dosya üzerinden uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/07/2023 tarihli ve 2023/3111 esas, 2023/5573 karar sayılı ilâmında yer alan, ''... uyarlama yargılaması yapılarak 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ve aynı Kanun'un 6 ncı maddesi ile yapılan ve sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin değerlendirilmesi, zincirleme suç yönünden de duruşma açılmak suretiyle gereğinin takdir ve ifası yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile talebin reddine karar verilmesi karşısında; itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup...'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde ve 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki ve 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 34. maddesinde yer alan, "359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, 213 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklere ilişkin olarak duruşma açılmak suretiyle uyarlama yapılması gerektiği cihetle, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Hükümlü ... hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2016 tarihli ve 2016/24347 Soruşturma, 2016/10087 Esas sayılı iddianamesi ile 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında; İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararıyla, hükümlünün 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkûmiyetine, 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan ise beraatına hükmedilmiştir. Bu hükümlerin, hükümlü müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/2329 Esas, 2019/1113 Karar sayılı kararı ile hükümlü ... ... hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik hükümlü müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile hükümlü hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Bu karara yönelik hükümlü müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde, Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve 2021/43408 Esas, 2022/10665 Karar sayılı kararı ile "hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine..." hükmedilmiştir. Bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itirazda bulunulması sonrası, Dairemizin 05.02.2024 tarihli ve 2024/317 Esas, 2024/943 Karar sayılı kararı ile "...Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varıldığından, itirazın kabulü ile dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine..." karar verilmiştir. Bozma üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1064 Esas, 2024/2447 Karar sayılı kararı ile "...7394 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir ödeme yapılmadığı, zincirleme suça ilişkin ise lehe düzenlemeler getirildiğinden, sanıklardan ... hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/2329 Esas, 2019/1113 Karar sayılı dosyası kapsamında esastan red kararı ile kesinleşen 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının mahsubunun gerektiği..." gerekçesiyle, hükümlünün 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, "İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararı ile 2012 takvim yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan aynı Kanun'un 359/b, TCK'nIn 62. maddeleri uyarınca verilen ve Dairemizin 18/06/2019 tarih 2017/2329 Esas-2019/1113 Karar sayılı kararı ile esastan red kararı verilmek suretiyle kesinleşen 2 yıl 6 ay hapis cezasının iş bu cezasından mahsubuna" karar verilmiştir. Bu karara karşı hükümlü müdafinin temyiz başvurusu üzerine, Dairemizin 12.05.2025 tarihli ve 2024/6736 Esas, 2025/5779 Karar sayılı kararıyla olağanüstü dava zamanaşımının dolduğundan bahisle kamu davasının düşmesine karar verildiği tespit edilmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında, 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasının, Dairemizin 12.05.2025 tarihli ve 2024/6736 Esas, 2025/5779 Karar sayılı ilamı uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğinin ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, hükümlünün aynı mükellefiyetine ilişkin olarak 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil edecek herhangi bir dosyasının bulunmadığının, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün 25.05.2022 ve 17.07.2023 tarihli cevabi yazıları ile hükümlü hakkında vergi aslı, vergi aslına bağlı olarak tarh edilen vergi cezası, gecikme faizi bulunduğu ve yasal sürenin sonunda da herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiğinin ve uyarlama yargılamasına konu hükmün sonuç ceza yönünden hükümlü lehine olduğunun anlaşılması karşısında; İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve infazın kaldığı yerden aynen devamına ilişkin kararına yönelik hükümlü müdafinin itirazının reddine dair mercii İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2023 tarihli ve 2023/1111 Değişik İş sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla