İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1788 Karar: 2025/11265 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1788 K.2025/11265

11. Ceza Dairesi 2025/1788 E. , 2025/11265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1431 E. 2024/1453 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme n

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1788 E. , 2025/11265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1431 E. 2024/1453 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme n

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1788 E. , 2025/11265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1431 E. 2024/1453 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2021/14 Esas, 2022/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-son, 158/3, 62, 52, 53... inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 07.10.2024 tarihli ve 2024/1431 Esas, 2024/1453 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizinde, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın esası incelenerek lehine bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Sanığın ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 07.10.2024 tarihli ve 2024/1431 Esas, 2024/1453 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Üç veya daha fazla kişiyle birlikte bilişim/banka araç kılınarak nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık, yargılamanın hiçbir aşamasında müdafisi bulunmadan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Hukuki İlke: Takdir hakkı kullanılmaksızın zorunlu artırım gerektiren nitelikli hâller nedeniyle cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu hâllerde, adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında sanığın istemi aranmaksızın CMK 150/3 uyarınca müdafi atanması zorunludur; bu yapılmadan hüküm kurulması CMK 289/1-h kapsamında kesin hukuka aykırılıktır. TCK 158/1-f-son ve 158/3 birlikte değerlendirildiğinde alt sınır beş yılı aşmaktadır.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Üç veya daha fazla kişiyle işlenen nitelikli dolandırıcılıkta (TCK 158/3) alt sınır beş yılı aştığından zorunlu müdafi atanması şarttır; müdafisiz yürütülmüş bir yargılamada bu eksiklik tek başına kesin bozma sebebi olduğundan, temyiz dilekçesinde öncelikle bu usuli aykırılığa dayanılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla