İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1900 Karar: 2025/14401 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1900 K.2025/14401

11. Ceza Dairesi 2025/1900 E. , 2025/14401 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/688 Değişik iş Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve 2023/5519 Soruşturma, 2024/583 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişk

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1900 E. , 2025/14401 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/688 Değişik iş Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve 2023/5519 Soruşturma, 2024/583 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişk

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1900 E. , 2025/14401 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/688 Değişik iş Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve 2023/5519 Soruşturma, 2024/583 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2024 tarihli ve 2024/688 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.04.2025 tarihli ve 2024/12268 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44800 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44800 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, şüphelilerle arazi satışı konusunda 6.300.000,00 Türk lirası bedel karşılığında taşınmaz satışı gerçekleştirdiğini, bu bedelin 2.800.000 Türk lirasının şüphelilerce ödendiğini, kalan tutarın ise ödenmediğini, şüphelilerin bakiye kalan alacağa ilişkin kendisinin kimlik bilgilerini kullanarak ve kendisinden habersiz bir şekilde 23/01/2020 tarihinde Albaraka Bankasından çekler teslim aldıklarını ve bu çeklerin arkasını kendisi adına imzalayarak tahsil ettiklerini, kendisinin bu çekleri imzalamadığı gibi tahsil de etmediğini, yaşlı (10/04/1942 doğumlu) olduğu için detaylara dikkat etmediğini, kendisinin bankalardaki (Albaraka ve Ziraat Bankası) işlemler sırasında yalnızca beklediğini, ancak herhangi bir yere imza atmadığını, gişede veya veznede herhangi bir işlem yapmadığını beyan ederek kendisini dolandıran şüpheliler hakkında şikayette bulunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin yaşı dikkate alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-c maddesinde düzenlenen "Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle" dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine yönelik olarak öncelikle şüphelilerin savunmalarının alınması, olayla ilgili işlem yapan banka çalışanlarının ve bilgisi bulunanların tanık olarak ifadelerine başvurulması, şikayet konusu eylemlere ilişkin olarak tapuda ve bankada gerçekleşen işlemler ile Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/278 esasına kayden açıldığı belirtilen tapu iptali ve tescil davasına ilişkin onaylı belge suretlerinin dosyaya getirtilmesi, sahteliği öne sürülen belgelerdeki imza ve yazıların kime ait olduğunun tespitine yönelik olarak müşteki ve şüphelilerden alınacak imza ve yazı örneklerine ilişkin Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinden bilirkişi raporu aldırılması, şüpheliler hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, bunların yanısıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin şüphelilere taşınmaz satışı yaptığının, bu şekilde şüphelilerin Türk vatandaşlığı kazandıklarının, satış bedeli olan 6.300.000,00 TL'nin 2.800.000,00 TL'sinin ödendiğinin, kalan kısma ilişkin ödeme yapılmamasını müteakip icra takibi başlatıldığının, şüphelilerin takibe itiraz ederek çekle ödeme yaptıklarını belirttiklerinin, çeklerin şikayetçinin namına yazıldığının ancak bir başka kişinin bankaya götürülerek çeklerin tahsil edildiğinin, çeklerin arkasındaki yazı ve imzalar ile dekontlarda bulunan yazı ve imzaların şikayetçiye ait olmadığının iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve 2023/5519 Soruşturma, 2024/583 Karar sayılı kararı ile "...şikayete konu çek ve ödeme dekontlarının üzerinde bulunan müştekiye atfedilen imzaların müştekinin eli ürünü olduğu yönünde bilirkişi raporu düzenlendiği..." şeklindeki gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, bilirkişinin alanında yetkinliğinin bulunmadığı belirtildiğinden; şüphelilerin ifadelerinin alınması, banka çalışanlarının tanık olarak beyanlarına başvurulması, tapu kayıtlarının, icra ve hukuk dosyalarının getirtilerek incelenmesi, hukuk mahkemesi dosyalarında alınan bilirkişi raporlarının bir suretinin dosya arasına alınması, gerekirse Adli Tıp Kurumunda yeniden imza ve yazı incelemesi yoluna gidilmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2024 tarihli ve 2024/688 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla