Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1906 E. , 2025/11391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/853 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Soruşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Havza Cumhuriyet Başsavcılığın
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1906 E. , 2025/11391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/853 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Soruşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Havza Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2023 tarihli ve 2022/10 İhbar, 2023/35 Karar sayılı soruşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Vezirköprü Sulh Ceza Hakimliğinin 08.02.2024 tarihli ve 2023/853 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 2024/14494 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/48002 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/48002 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." şeklindeki, "İhbar ve şikâyet" başlıklı 158. maddesinde yer alan, "(6) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.) İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir." şeklindeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, ihbar eden ...'ın 24/02/2022 tarihli şikayet dilekçesi ve Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanında, Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2020/2190 esas sayılı dosyasına konu olan borçlu olarak gösterildiği bonoyu kendisinin düzenlemediği, bonodaki yazı ve imzaların ihbar edilen ...'a ait olduğu, icra emrinin ise adresine tebliğ edilmesi yerine usulsüz ve kasti olarak ihbar edilen Ptt görevlisi ... tarafından muhtar olup ihbar edilen ...'a bırakıldığı yönünde şikayette bulunması üzerine, her ne kadar Havza Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/07/2023 tarihli karar ile 05/07/2023 tarihli raporda icra emrinin tebligat parçasında yer alan imza ile ihbar eden ...'ın alınan imzalarının aynı olmasının kuvvetle muhtemel olduğundan bahisle soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, İhbar edenin, bononun sahte olarak oluşturulma iddiasının da bulunduğu, anılan konu hakkında herhangi bir araştırma yapılmadığı cihetle, bononun ihbar eden ... adına vekaleten ihbar edilen ... tarafından düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, ihbar edenle ihbar edilen arasında vekalet ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmak, bono aslının teminini takiben ihbar edilen ... tarafından bononun düzenlenip düzenlenmediği hususunda uzmanlık raporu aldırılmak ve bonoda alacaklı gösterilen ...'nin de beyanına başvurulmak suretiyle hukukî durumun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, şikayet konusu fiiilin suç oluşturabileceği ve Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca delil toplaması gerektiği değerlendirilmekle, soruşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “İhbar ve şikâyet” başlıklı 158 inci maddesinin altıncı fıkrasında; “ (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/140 md.) İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.“ hükümleri yer almaktadır. 4. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin birinci fıkrasında;“Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir." denilmektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; ...'ın, şikayetçi ... adına vekaleten imzaladığı bonoya istinaden, alacaklı ... tarafından şikâyetçiye karşı başlatılan icra takibinde, ödeme emri tebligatında yer alan imzanın şikayetçinin eli ürünü olduğundan bahisle soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikayetçi tarafından ...'a verilen vekaletnamelerde kambiyo senedi tanzim etme yetkisinin bulunmadığının, bununla birlikte sonradan azilname de düzenlendiğinin iddia olunması karşısında; şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılamadığı, ayrıca şikâyetin soyut ve genel nitelikte de olmadığı gözetilerek, ... ve ...'nin ifadelerinin alınması, vekaletnamelerin ve azilnamelerin getirtilerek incelenmesi, varsa hukuk davalarına ilişkin dosyaların celp edilmesi, ...'ın şikayetçi adına bono tanzim yetkisi bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sonucuna göre resmi belgede sahtecilik ve 5237 sayılı Kanun'un 167. maddesi de dikkate alınmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, Havza Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2023 tarihli ve 2022/10 İhbar, 2023/35 Karar sayılı soruşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itiraz üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belirtilen soruşturma işlemlerine başlanması maksadıyla itirazın kabulüne karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Vezirköprü Sulh Ceza Hakimliğinin 08.02.2024 tarihli ve 2023/853 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.