İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2048 Karar: 2025/7489 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2048 K.2025/7489

11. Ceza Dairesi 2025/2048 E. , 2025/7489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/7815 E. 2024/6768 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜML

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2048 E. , 2025/7489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/7815 E. 2024/6768 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜML

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2048 E. , 2025/7489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/7815 E. 2024/6768 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/195 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında" kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 52/2-4, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 3600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.06.2024 tarihli ve 2024/3902 Esas, 2024/3013 Karar sayılı kararı ile "sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, sanıkların eylemlerini hakkında ölüm nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ...ile birlikte işledikleri kabul edildiği ve bu hususta ek savunmaları alındığı halde, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 158/3.maddesinin tatbik edilmemiş olması ve 5237 sayılı Kanun'un 158/1-son cümlesinin tatbiki bakımından, suç tarihinde sanıkların elde ettiği menfaatin belirlenmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2024 tarihli ve 2024/458 Esas, 2024/565 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında" kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son,158/3, 52/2-4, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 630.000, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış haklarının korunarak sonuç olarak 8 yıl hapis ve 3600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.12.2024 tarih ve 2024/7815 Esas, 2024/6768 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve sanıklar müdafilerinin istinaf istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz isteği; suç işleme kastıyla hareket etmediğine ve olay nedeniyle pişman olduğunu beyan etmesine rağmen üst sınırdan cezalandırıldığına ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ...'ın temyiz isteği; hakkında verilen cezanın adil olmadığına ilişkindir. 4. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, olay yerinde bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kendini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtma suretiyle nitelikli dolandırıcılık; bölge adliye mahkemesi ilk kararı TCK 158/3'ün uygulanmaması ve elde edilen menfaatin belirlenmemesi nedeniyle bozmuş, yeniden yargılamada kazanılmış hak korunarak hüküm kurulmuş, bölge adliye esastan reddetmiştir.

Hukuki İlke: Bozmadan sonra TCK 158/3 uygulansa dahi CMK 283 uyarınca kazanılmış hak (aleyhe bozma yasağı) korunur ve sonuç ceza önceki hükmü aşamaz; TCK 61/1 ve 3/1 gözetilerek yapılan temel ceza takdiri hukuka uygundur.

Uygulama Sonucu: temyiz isteminin esastan reddi ile onama

Dava Strateji Notu: Sanık lehine bozma sonrası yeniden yargılamada CMK 283 kazanılmış hakkı takip edin; sonuç ceza önceki hükmü aşamaz, aşılırsa bozma nedenidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla