Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2135 E. , 2025/13712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3117 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2023 tarihli ve 2023/12972 Soruşturma, 2023/5162 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2135 E. , 2025/13712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3117 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2023 tarihli ve 2023/12972 Soruşturma, 2023/5162 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Malatya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/3117 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.10.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve 2024/16457 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/53451 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve...sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut incelemeye konu soruşturma dosyasında, müştekinin banka hesabında bulunan altının mobil bankacılık üzerinden paraya çevrilmek sureti ile bahis oyunlarından oynandığından bahisle müşteki tarafından yapılan şikayet üzerine somut olayda suç unsuru bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; mobil bankacılık uygulaması üzerinden işlem yapılan İP/PORT bilgisine yönelik araştırma yapılması, harcama yapılan yerlerin tespit edilmesi ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayini ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda soruşturma dosyası incelendiğinde; şikâyetçinin bankada bulunan altın hesabının olmadığını görmesi üzerine banka görevlilerine bu hususu sorduğunda, mobil bankacılık ile TL'ye çevrilerek bahis oyunlarında kullanıldığını öğrendiğini, işlemi kendisinin gerçekleştirmediğini iddia etmesi karşısında; meçhul şüpheliye isnat olunan suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık kapsamında olabileceği değerlendirilerek, işlem yapılan IP, telefon ve mesaj bilgisi ile harcama yapılan yerlere ilişkin gerekli araştırmanın yapılması, sonucuna göre şüpheli ya da şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...müştekinin hesabında bulunan altın ve parayı mobil bankacılık kanalı ile kullanmasından ibaret olayda, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturulabilecek herhangi bir suç unsuru bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde güveni kötüye kullanma suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazı müteakip, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Malatya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/3117 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Müştekinin banka altın hesabının mobil bankacılık üzerinden TL'ye çevrilip bahis oyunlarında kullanıldığı, işlemi kendisinin yapmadığı iddiasıyla yaptığı şikâyet üzerine 'suç unsuru yok' denilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, itirazın reddine ilişkin karara karşı kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: CMK 160, 172 ve 173 uyarınca savcı maddi gerçeği araştırmakla yükümlüdür. İşlem yapılan IP/port, telefon-mesaj bilgisi ve harcama yapılan yerler araştırılmadan verilen KYOK eksik soruşturmaya dayanır; fiil bilişim sistemleriyle hırsızlık kapsamında olabileceğinden mercii itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar vermeliydi.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: Banka/bilişim mağduriyetlerinde eksik soruşturmaya dayalı KYOK'a karşı itirazda IP, telefon ve harcama yerlerinin tespiti açıkça talep edilmeli; mercii yeterli araştırma yapılmadan itirazı reddedemez.