Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2136 E. , 2025/13711 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3658 Değişik iş Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2023 tarihli ve 2023/51234 Soruşturma, 2023/34759 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ili
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2136 E. , 2025/13711 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3658 Değişik iş Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2023 tarihli ve 2023/51234 Soruşturma, 2023/34759 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.06.2023 tarihli ve 2023/3658 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.06.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.04.2025 tarihli ve 2024/16937 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/52487 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, müvekkilinin arkadaşı .. aracılığıyla şüpheli ... ile tanıştığı, aralarında araç alım satımıyla ilgili ticari ilişki gerçekleştiği, müştekinin 29/11/2022 tarihinde şüpheli ...'a 06... plakalı aracı sattığı, şüphelinin araç bedeli olarak ... Otomotiv firmasının iki adet çekini cirolayarak verdiği, ilk çeki Denizbank'a 02/01/2023 tarihinde götürdüğü, banka tarafından çekin arkasına Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2022 tarihli ve 2022/858 sayılı kararıyla çek hakkında ödeme yasağı verildiğinden herhangi bir işlem yapılamadığının şerh edildiği, bunun üzerine Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2023/348 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, diğer çeki de 10/02/2023 tarihinde bankaya ibraz ettiği, yine bu çeke de ödeme yasağının şerh düşüldüğü, bunun üzerine şüpheliden aracın geri iadesini istediğini ancak aracın bir ay içerisinde birden fazla defa el değiştirdiğini öğrendiğini, bunun dışında 29/11/2022 tarihinde başka bir araç alım satımı için şüphelinin annesinin hesabına 250.000 Türk lirası para gönderdiği, ... plakalı aracı 186.500 Türk lirası karşılığından kendisine devrettiği, bakiye 63.500 Türk lirasını kendisine iade etmediğini beyan ederek şikayetçi olunması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/03/2023 tarihli kararı ile hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde, müştekinin, şüpheliye araç sattığı, araç satımı karşılığında kendisine verilen iki adet çek ile ilgili olarak keşideci şirketin çeklerin sahte olduğundan bahisle davalar açmış olduğunu beyan etmesi, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/858 esas sayılın dosyasında, müştekinin iddiasına konu 6695284 seri numaralı çek için ödeme yasağı konulduğunun anlaşılması karşısında, çek asıllarının temini ile çeklerdeki keşideci imzalarının keşideci şirkete ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, ilgili dava dosyalarının celbedilerek incelenmesi ile sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin, şüphelilerden ...'a satmış olduğu araç karşılığında bu şüpheliden iki adet çek aldığının, keşidecisinin diğer şüpheli ...'nın yetkilisi konumunda bulunduğu ... Otomotiv Petrol Ürünleri San.ve Tic.Ltd.Şti. olduğunun, çeklerin şikayetçi tarafından tahsil için bankaya ibraz edildiğinin, ancak çekler üzerine ödeme yasağı konulduğundan herhangi bir işlem yapılamadığının, şüphelilerin dolandırıcılık kastı ile hareket ederek haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması ile şüphelilerden ...'nın alınan ifadesinde; üç adet çek sayfasının kaybolduğunu, bu nedenle tedbir koydurduklarını, şüphelilerden ...'ın ifadesinde ise; şikayetçiye verdiği çekleri ...'dan hatır çeki olarak aldığını savunması karşısında; suça konu çek asıllarının dosyaya getirtilmesi, çeklerdeki tüm imza ve yazıların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken; “...şikayetçi ile şüpheliler arasındaki uyuşmazlığın hukuki mahiyette bir sorun olduğu, şikayetçinin bahse konu alacaklarıyla ilgili genel yetkili hukuk mahkemelerinde dava açabileceği, şüpheliler yönünden dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.06.2023 tarihli ve 2023/3658 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.