KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/2173 E., 2025/13106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/3271 E. 2024/3464 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2023/162 Esas, 2023/870 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 209/2 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının, aynı olaya ilişkin olarak sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.06.2021 tarihinde kesinleşen, 02.12.2020 tarihli ve 2019/92443 Soruşturma, 2020/104738 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı bulunduğu gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/3271 Esas, 2024/3464 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme sonucunda, aynı olaya ilişkin olarak sanık hakkında kesinleşmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mevcut olduğu ve kovuşturma şartının bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, yeni delillerin varlığının dikkate alınmadığına, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.
III. GEREKÇE
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2023 tarihli ve 2023/397 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 209/2 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, aynı olaya ilişkin olarak sanık hakkında verilip kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mevcut olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ve istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince de, kovuşturma şartının bulunmaması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmiş ise de;
suç ve iddianame tarihlerinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesinde yer alan "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, öncelikle anılan soruşturma dosyasının getirtilip incelenerek onaylı örneğinin dosyaya konulmasından sonra kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın taraflara tebliğ edilip edilmediği,
verilen karara itiraz edilip edilmediği ve kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmiş ve itiraz mercii tarafından itirazın reddine karar verilmişse, 5271 sayılı Kanun'un 172/2 ve 173/6. maddeleri uyarınca ilgili merciiden karar alınması, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmemiş ve karar kesinleşmiş ise, 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesine göre ne şekilde yeni bir delile dayanılarak dava açıldığı tespit edilerek,
kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/2173, K. 2025/13106, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama