İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2275 Karar: 2025/15033 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2275 K.2025/15033

11. Ceza Dairesi 2025/2275 E. , 2025/15033 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6875 Değişik İş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2021 tarihli ve 2021/172572 Soruşturma, 2021/115140 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2275 E. , 2025/15033 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6875 Değişik İş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2021 tarihli ve 2021/172572 Soruşturma, 2021/115140 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2275 E. , 2025/15033 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6875 Değişik İş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2021 tarihli ve 2021/172572 Soruşturma, 2021/115140 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/6875 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.10.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2025 tarihli ve 2024/12886 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57033 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57033 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 13/08/2021 tarihli dilekçesi ile, .... İnşaat San. ve Tic. Şti.nin kurucu ortaklarının şüpheli ... ile eşi ... olduğu, daha sonra gerçekleştirilen hisse devirleri sonucu bu şirketin tek ortağının .... olduğu, şüpheli ...'ın İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mahallesi'nde kain 71 29... -13-14-15-16-17 parseller üzerine site inşaatı yapmak üzere yetkilisi olduğu ....İnşaaat şirketinin anlaştığını belirterek müşteki ile bu parsellerden 15 numaralı parsel üzerine inşa edilecek binanın A blok 9 numaralı dairesini 177.000,00 Türk lirası bedelle satışını gerçekleştirdiği, söz konusu bedelin bir kısmının peşin bir kısmının taksitli şekilde olmak üzere tamamının ödendiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhitin payına düşen daireleri alacağın temliki hükümleri kapsamında adi yazılı şekilde devredebileceği, sözleşmeye göre müteahhitin söz konusu daireyi en geç 10/10/2016 tarihinde teslim edeceğini kabul ettiği halde borcunu yerine getirmediği, müştekinin dairenin teslimi veya bedelin iadesini talep etmesi üzerine, şüphelinin paralarının olmadığından bahisle İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesinde kain 77 parsel üzerindeki binanın B blok 2 numaralı daireyi vermeyi teklif ettiği, müştekinin bu teklifi kabul ederek protokol imzaladığını, protokole göre de anılan dairenin 01/10/2018 tarihinde tesliminin gerektiği halde bu dairenin de müştekiye teslim edilmediği, ayrıca müştekinin şüphelinin inşaatı bir an önce bitirebilmesi için şüpheliye 173.000, 00... .000,00 Türk lirası borç verdiği, karşılığında da kendi adına senet imzalayarak şirket adına kaşe basıp ve imza attığı, sonrasında Tüketici Mahkemesine başvurulmadan önce zorunlu arabulucuya gidildiği, arabuluculuk görüşmelerinde kendisi şirket yetkilisi olmadığı halde bulunduğu, müştekiyi daireyi teslim edeceği ve borç aldığı paraları ödeyeceği yönünde mesajlar atan şüphelinin arabulucuya verdiği beyanda, borcu ödeyip daireyi teslim edeceğini beyan etmekten kaçındığı, dilekçe ekinde ilk satış sözleşmesinden sonra şüpheli tarafından müştekiye verilen yapılan satış akdi uyarınca kendisine verilen daire ve numarası, proje değişeceğinden değişiklik gösterilebilecek olup daire özellikleri ve yeri değişmeyecektir şeklindeki yazının sunulduğu, müştekinin şüpheliye hem avukat olması hem de şirket yöneticisi sıfatını kullanması nedeniyle kendisine parasını ödediği evin teslim edileceğine ve borç verdiği parayı geri alacağına inandığı, ayrıca dilekçe ekinde sunulan mesaj kayıtlarından da şüphelinin müştekiyi memnun edecek daireyi teslim edeceğini ve borcunu ödeyeceğinin ikrar ettiğinden bahisle resmi evrakta sahtecilik, güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şikayetçi olunması üzerine şüpheli hakkında başlatılan soruşturmada İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şüphelinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında 26/11/2021 tarihinde alınan ifadesinde yazılı olarak beyanlarını sunmak üzere bir haftalık süre istediği halde yazılı beyanını dosyaya sunmadığı, bu nedenle şüphelinin yeniden savunmasının alınması, müştekiye önceden verileceği taahhüt edilen İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mahallesi'nde kain 71 29... numaralı parsel ile sonradan verileceği taahhüt edilen İstanbul İli, ..... İlçesi, İ.... Mahallesinde kain 77 parsel üzerindeki binanın B blok 2 numaralı dairelerinin inşaatlarının başlayıp başlamadığının araştırılması, şüpheli hakkında benzer suçtan soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihinde Açıkbaş İnşaat San. ve Tic. Şti.nin kurucu ortaklarının şüpheli ... ile eşi ... olduğunun, şikâyetçi ile şüphelinin İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mahallesi 71 29... Parsel üzerinde inşaatı devam eden taşınmazın ...Blok .... numaralı bağımsız bölümünün 177.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarının, anlaşma konusu paranın tamamı ödenmesi rağmen dairenin zamanında teslim edilmediğinin, şikâyetçinin dairenin teslimi veya bedelin iadesini talep etmesi üzerine, şüphelinin şikâyetçiye İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mahallesi 77 Parselde bulunan taşınmazın .... Blok ...numaralı bağımsız bölümünü devretmeyi taahhüt ettiğinin, şikâyetçinin bu teklifi kabul ederek protokol imzaladığının, ayrıca şikâyetçinin inşaatın kısa sürede bitirilebilmesi amacıyla şüpheliye senet karşılığında 173.000, 00... .000,00 TL de borç para verdiğinin, bir süre sonra borcun ödenmemesi ve dairenin de teslim edilmemesi üzerine Tüketici Mahkemesine dava açılmadan önce zorunlu olarak arabulucuya gidildiğinde, şüphelinin gerçekte o tarihte yetkili sıfatı bulunmadığı halde arabuluculuk görüşmelerine katıldığının ve son tutanağa da yetkili sıfatıyla imza attığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ..., eşi ... ve babası ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, taraflar arasındaki başta İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin 2021/578 Esas sayılı dosyası olmak üzere, tüm hukuk dava/icra dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, belirtilen dosya içerisinde yer alan arabuluculuk tutanağı temin edilerek, arabuluculuk görüşmelerine şüphelinin katılıp katılmadığının, son tutanağın imzalandığı tarihte şirket yetkilisi sıfatının bulunup bulunmadığının araştırılması, sözleşme konusu taşınmazların inşaatına başlanıp başlanmadığının, sözleşme tarihlerinde şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin bu taşınmazların maliki veya kat karşılığı inşaat sözleşmesi aracılığıyla inşaatlar üzerinde hak sahibi olup olmadığının belirlenmesi, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, "...şikayete konu olay nedeniyle yaşanan uyuşmazlığa konu olayın İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin 2021/578 esas sayılı dosyasında devam ettiği, tüm soruşturma dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair müştekinin soyut iddialarından başka herhangi bir delil, emare, kanıt veya tanık beyanının bulunmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu ve davanın da derdest şeklinde sürdüğü..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/6875 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla