İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2388 Karar: 2025/12700 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2388 K.2025/12700

11. Ceza Dairesi 2025/2388 E. , 2025/12700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/685 E., 2025/565 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TE

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2388 E. , 2025/12700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/685 E., 2025/565 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TE

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2388 E. , 2025/12700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/685 E., 2025/565 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kastamonu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2024/98 Esas, 2025/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince 5 yıl 8 ay hapis ve 280.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L-son, 43/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis ve 375.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L-son, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince 7 yıl hapis ve 750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Hükmün gerekçe içermediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmadığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, tanık dinlenmesi talebinin reddedildiğine, ilişkindir B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanığın, katılan ...'a yönelik eylemi gerçekleştirirken İçişleri Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı geçici giriş kartını da kullanarak gerçekleştirdiği, dolayısıyla eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması" suçunu da oluşturduğu, birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin ve aynı suç işleme kararı kapsamında adı geçen katılandan birden fazla kez menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları itibariyle, işlemiş olduğu suçtan dolayı pişmanlık duyduğuna ilişkin kanaate varılamadığı belirlenerek takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 20.03.2025 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kendini kamu görevlisi olarak tanıtan sanık, İçişleri Bakanlığı geçici giriş kartını da kullanarak üç ayrı katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık eylemlerinden mahkum edilmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.

Hukuki İlke: Sanığın kamu kurumu giriş kartını kullanması eylemi TCK 158/1-d kapsamına da soktuğundan ve aynı katılana karşı birden fazla eylem TCK 43/1 zincirleme suç hükümlerini gerektirdiğinden temel cezanın daha yüksek belirlenmesi gerekirdi; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılamaz.

Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Dava Strateji Notu: Aleyhe temyiz yoksa Yargıtay sanığın lehine olan hataları düzeltebilse de aleyhe (TCK 158/1-d, 43/1 uygulanmaması gibi) sonuç doğuracak eksiklikleri bozma nedeni yapamaz; katılan/savcı temyizi olmadan ceza ağırlaştırılamaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla