Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/260 E. , 2025/2177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3285 E., 2024/6351 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜML
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/260 E. , 2025/2177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3285 E., 2024/6351 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2024 tarihli ve 2023/606 Esas, 2024/378 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanık ...'nın nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L-son, 158/3, 62/1, 52/2-4, 53/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 17.500.000 TL. adli para cezası ile mahkumiyetine, 2. Sanıklar ... ve ...'un nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L-son, 158/3, 52/2-4, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 21.000.000 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine ve tekerrüre, Karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/3285 Esas, 2024/6351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, mevcut delillerin sanığın mahkumiyeti için yeterli olmadığına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, eksik araştırmayla karar verildiğine, iştirak iradesinin mevcut olmadığına, suç işleme kastıyla hareket edilmediğine, fazla ceza verildiğine, C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi, eksik araştırmayla karar verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, savunma ve ek savunma hakkının ihlal edildiğine, fazla ceza tayin edildiğine, takdire bağlı indirimin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında adli para cezası miktarlarının eksik gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirilerek karar verildiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların savunma ve ek savunma haklarının kısıtlanmadığı, katılanların beyanları, tanıkların ifade tutanakları, kamera görüntülerini içerir C.D. ler ve görüntü inceleme ve araştırma tutanakları, teşhis işlemleri, tevilli sanık ikrarlarına göre eylemlerin sanıklar ..., ... ve ... tarafından birlikte ve iştirak iradesi içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemece gösterilen gerekçelerde isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi, üç sanığı kendilerini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtıp örgütlü biçimde işledikleri nitelikli dolandırıcılıktan 8 yıl 9 ay ile 10 yıl 6 ay arasında hapis ve milyonlarca liralık adli para cezalarına, ayrıca tekerrüre mahkum etmiştir. Sanık müdafileri suç kastının ve iştirak iradesinin bulunmadığını, delillerin yetersiz olduğunu temyiz sebebi yapmıştır.
Hukuki İlke: Katılan beyanları, tanık ifadeleri, kamera görüntülerini içeren CD'ler, görüntü inceleme ve teşhis tutanakları ile tevilli sanık ikrarları birlikte değerlendirildiğinde eylemin sanıklar tarafından iştirak iradesi içinde birlikte gerçekleştirildiği saptanıyorsa, suç vasfı ve ceza doğru belirlenmiş sayılır.
Uygulama Sonucu: Onama: eksik inceleme bulunmadığı, savunma ve ek savunma haklarının kısıtlanmadığı, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin isabetli olduğu anlaşıldığından temyiz istemleri esastan reddedilerek hükümler onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Organize banka görevlisi taklidi dolandırıcılıklarında kamera görüntüsü, teşhis ve ikrar bir araya geldiğinde 'kastım yoktu / iştirak etmedim' savunması ayakta kalmaz; savunma daha çok teşhis ve görüntü delilinin hukuka uygunluğunu ve failin somut role bağlanmasını hedeflemelidir.