Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3017 E. , 2026/1447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3059 E., 2024/2738 K. SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3017 E. , 2026/1447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3059 E., 2024/2738 K. SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2024 tarihli ve 2022/337 Esas, 2024/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte oluşturulan banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/3, 43/1, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis ve 4.420,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 04.11.2024 tarihli ve 2024/3059 Esas, 2024/2738 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri, atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 04.11.2024 tarihli ve 2024/3059 Esas, 2024/2738 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, sahte oluşturulan banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 245/3, 43/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis ve 4.420 TL adli para cezasına mahkum edilmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık, suçu işlemediğini ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve takdiri indirimin uygulanmaması, 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesindeki ölçütlere ve 3/1. maddesindeki cezada orantılılık ilkesine uygun, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelere dayandığı sürece hukuka uygundur; zincirleme suç hükmüyle (43/1) artırılmış cezada da bu takdir Yargıtayca denetlenir ancak yerinde kullanıldığında bozma nedeni yapılmaz.
Uygulama Sonucu: Sanığın temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrasıyla sınırlı incelemede hukuka aykırılık görülmediğinden, 302. maddenin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onanmıştır; alt sınırdan uzaklaşma ve takdiri indirimin dışlanması gerekçeli bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Sahte kartla yarar sağlama dosyalarında yalnızca 'suçu işlemedim, eksik inceleme var' düzeyinde kalan temyiz sebepleri, delillerin kararda tartışıldığı hâllerde sonuçsuz kalmaktadır; savunma, alt sınırdan uzaklaşmanın ve takdiri indirim reddinin gerekçelerindeki soyutluk veya çelişki gibi somut hukuka aykırılıklara odaklanmalıdır. Zincirleme uygulama nedeniyle ceza hızla büyüdüğünden eylem sayısının tespiti de ayrıca sorgulanmalıdır.