İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/320 Karar: 2026/3185 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/320 K.2026/3185

11. Ceza Dairesi 2025/320 E. , 2026/3185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/438 E., 2024/348 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahke

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/320 E. , 2026/3185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/438 E., 2024/348 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahke

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/320 E. , 2026/3185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/438 E., 2024/348 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan kanun yolu incelemesinin istinaf merciince yapılması gerektiği belirlenmiştir. Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Katılan ... A.Ş'ye Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısı İle ... Vekilinin Temyizi Yönünden Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2012 tarihli ve 2006/2 40... /18 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında katılan ... A.Ş'ye yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı halde bu hususta herhangi bir karar verilmediği, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.09.2013 tarihli ve 3186-12917 sayılı ilamı ile hükmün bozulması üzerine sanık hakkında ilk kez bu suçtan temyize konu hükmün kurulduğu bu sebeple ; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, hakkında temyiz talebinde bulunulan hükmün daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediğinin anlaşılması karşısında, incelemeye konu kararın kanun yolu bakımından istinafa tabi olduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin istinaf merciince yapılması gerektiğinden, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılmış; katılan şirkete yönelik dolandırıcılık suçundan 2006 yılında dava açıldığı hâlde ilk hükümde karar verilmemiş, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin bozması üzerine bu suçtan ilk kez temyize konu hüküm kurulmuştur. 11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık hükmünün kanun yolunu istinaf olarak belirleyip dosyayı iade etmiş, sahtecilik hükmünü ise onamıştır.

Hukuki İlke: 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca eski temyiz usulü yalnızca bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce verilen ve daha önce Yargıtay incelemesinden geçen kararlar için uygulanır; bozma üzerine ilk kez kurulan ve önceden Yargıtay denetiminden geçmemiş hüküm istinafa tabidir. 5271 sayılı Kanun'un 264/1. maddesi gereği kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldırmadığından, dosya istinaf incelemesi için iade edilir.

Uygulama Sonucu: Nitelikli dolandırıcılık hükmü yönünden dosyanın istinaf merciince incelenmek üzere incelenmeksizin iadesine, resmi belgede sahtecilik hükmü yönünden ise suç vasfı ve yaptırım doğru belirlendiğinden onanmasına karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Bozma sonrası ilk kez kurulan hükümlerde kanun yolunun eski temyiz mi yoksa istinaf mı olduğu, hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçip geçmediğine göre değişir; yanlış mercie başvuru hak kaybettirmez ama dosyayı ciddi biçimde geciktirir. Uzun süren, bozmalı eski dosyalarda müdafi her hüküm için doğru kanun yolunu ayrıca tespit etmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla