Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3343 E. , 2026/3373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 08.09.2016 SAYISI : 2014/247 E., 2015/87 K. SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Y
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3343 E. , 2026/3373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 08.09.2016 SAYISI : 2014/247 E., 2015/87 K. SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümler ile 08.09.2016 tarihli ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, ek kararın tebliğ edildiği tarihte Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık ...'ya, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi idaresi aracılığıyla da kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık ...'nın temyiz isteğinin reddine ilişkin Mahkemenin 08.09.2016 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, 3.Doğrudan hükmedilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin verilen kararlarda uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesinin yerine anılan Kanun'un 52/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarında yer alan " taksitlerden birisinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına " ifadelerinin hükümlerden çıkarılması ile “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infazına” şeklinde eklenmesi; hüküm fıkralarından TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına" ibaresinin yazılması, adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarda "52/2" ibaresi "52/4" olarak değiştirilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılıktan mahkum edilen sanıklardan biri cezaevinde hükümlüyken kendisine yapılan kanun yolu bildiriminde, CMK 263 uyarınca cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceği belirtilmedi; mahkeme 08.09.2016 tarihli ek kararla temyiz istemini süre yönünden reddetmişti. Daire ek kararı kaldırarak esas incelemesine geçti.
Hukuki İlke: Cezaevinde bulunan sanığa yapılan yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263. maddesindeki cezaevi idaresi aracılığıyla başvuru imkanının gösterilmemesi, temyiz süresini işletmez. Esasta ise Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararı karşısında TCK 53 uygulamasının yeniden değerlendirilmesi, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ihtarının 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı düşmesi ve taksitlendirmede uygulama maddesinin 52/4 yerine 52/2 gösterilmesi hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırdıktan sonra hükümlerdeki hapse çevirme ihtarını, TCK 53 paragrafını ve yanlış madde gösterimini yeniden yargılama gerektirmeden düzelterek hükümleri düzeltilerek onadı.
Dava Strateji Notu: Cezaevindeki müvekkilin temyizi süre aşımından reddedilmişse, tebliğ evrakındaki kanun yolu bildiriminin CMK 263 imkanını içerip içermediği kontrol edilmelidir; eksik bildirim süre engelini tamamen kaldırır. Ayrıca eski tarihli hükümlerin infazında adli para cezasının doğrudan hapse çevrileceği ihtarı ve TCK 53 hak yoksunlukları, Anayasa Mahkemesi iptali ve 5275 sayılı Kanun 106/3 değişikliği yönünden denetlenmelidir.