İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3358 Karar: 2025/10789 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3358 K.2025/10789

11. Ceza Dairesi 2025/3358 E. , 2025/10789 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2024/276 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3358 E. , 2025/10789 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2024/276 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3358 E. , 2025/10789 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2024/276 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/5045 Esas, 2024/16131 Karar sayılı kararına karşı sanık ... lehine olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.07.2025 tarihli ve KD - 2025/69486 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin 21 inci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri gereğince "Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarih olan 21.03.2022 ile "uzlaştırma teklifini içerir tebliğ formunun sanığa tebliğ edildiği" 22.05.2022 tarihi arasında zamanaşımının 2 ay 1 gün durduğu, suç tarihinin 10.10.2012 olduğu, bu durumda sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün onanmasına ilişkin 19.12.2024 tarihine kadar sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğundan bahisle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/5045 Esas, 2024/16131 Karar Karar sayılı, onama kararının kaldırılması, Şanlıurfa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2024 tarih, 2022/101 Esas, 2024/276 Karar sayılı sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2 maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-89 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, uzlaştırma sürecinde Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin mernis adresi olduğunu belirtilerek tebliğ yapması gerektiği anlaşılmakla; somut olayda, sanığın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın bila tebliğ edilmesi üzerine çıkartılan adresin MERNİS adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, adresinde tanınmadığından bahisle iade edilen tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı kabul edilerek uzlaştırma sürecinin tamamlandığı ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığına dair 13.06.2022 tarihinde düzenlenen tutanak ile buna ilişkin uzlaştırmacı tarafından hazırlanan dosyanın uzlaştırma bürosuna teslim edildiği, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca usulsüz ve eksik yapılan tebligat işlemine dayanılarak ve uzlaşmanın gerçekleşmediğinin kabul edilmesi, bu durumda usulüne uygun olarak yapılmış uzlaşma teklifinin de bulunmadığı gözetilerek, sanık ... hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi nde öngörülen olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan sanık ... hakkında ilk mahkumiyet hükmünün kurulduğu 03.06.2016 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesi yerine mahkumiyet hükmü kurulmuş olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanık ... hakkındaki Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/5045 Esas, 2024/16131 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkumiyet hükmünün kurulduğu 03.06.2016 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeyerek mahkumiyet hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan ve bu itibarla itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 4.Bozma nedenine göre sanık ... hakkındaki Şanlıurfa 8.Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2022/101 Esas, 2024/276 Karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün İNFAZININ DURDURULMASINA, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 2012 tarihli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü onanmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık lehine itirazı ile uzlaştırma teklif tebligatının usulsüzlüğü ve dava zamanaşımının dolduğu ileri sürülmüş olay.

Hukuki İlke: Uzlaştırma teklif tebligatı, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesindeki şerh usulüne uygun yapılmadığından geçerli bir uzlaşma teklifi bulunmamakta, dolayısıyla zamanaşımı durmamıştır; TCK 157 kapsamındaki dolandırıcılık suçunda TCK 66/1-e ve 67 uyarınca olağan dava zamanaşımı ilk mahkumiyet tarihinden hüküm tarihine kadar dolmuştur.

Uygulama Sonucu: itirazın kabulü, onama kaldırılarak zamanaşımından düşme

Dava Strateji Notu: Uzlaştırma tebligatının usulsüzlüğü hem uzlaştırma sürecini hem zamanaşımı durmasını sakatlar; eski tarihli dolandırıcılık dosyalarında TCK 66/1-e zamanaşımı hesabını denetleyin ve gerekirse CMK 308 itiraz yolunu kullanın.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla