İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3461 Karar: 2025/11399 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3461 K.2025/11399

11. Ceza Dairesi 2025/3461 E. , 2025/11399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/359 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antaly

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3461 E. , 2025/11399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/359 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antaly

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3461 E. , 2025/11399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/359 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/302 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 168/2, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 520,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmünün, Mahkemece 29.09.2022 tarihi itibarıyla kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.07.2025 tarihli ve 2024/19171 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/87308 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/87308 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, katılanın 08/03/2019 tarihinde facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde bulunan hesabından, ... marka aracı için ... modülü isimli parçaya ihtiyaç duyduğuna dair ilan niteliğinde yazı paylaşması üzerine, sanığın katılanın sosyal medya hesabına mesaj göndererek söz konusu parçanın kendisinde bulunduğunu bildirdiği, katılan ile sanığın whatsapp uygulaması üzerinden iletişime geçtikleri, sanığın, katılana, hesabına para gönderilmesi halinde parçayı kargoya vereceğini beyan etmesi üzerine katılanın aynı gün sanığın bildirdiği iban numarasına 650,00 Türk lirası havale ettiği, paranın havale edilmesinden sonra sanığın, katılana araba parçasını göndermediği olayda her ne kadar, Mahkemece nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun fail tarafından bir internet sitesine veya paylaşım platformuna verdiği ilan yoluyla işlenmesi halinde mağdurun faile ulaşmasını dolayısıyla dolandırıcılık suçunun işlenmesini kolaylaştırması nedeniyle suçun bilişim suretiyle işlendiğinin kabul edildiği, somut olayda ise katılanın ihtiyacı olan malı sosyal paylaşım sitesinde paylaşması üzerine, bunu gören sanığın katılan ile iletişime geçtiği, dolayısıyla suçun bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmediği, başkaca nitelikli halin de bulunmadığı nazara alındığında sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "İstinaf isteminin hükmü veren mahkemece reddi" başlıklı 276. maddesi; "(1) İstinaf istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna hakkı yoksa, hükmü veren mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder. (2) İstinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı veya ilgililer, ret kararının kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta bir karar vermesini isteyebilirler. Bu takdirde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak, bu nedenle hükmün infazı ertelenemez." Şeklindedir. 3. İncelenen dosya içeriğine göre; yokluğunda verilen kararın katılana tebliğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, bununla birlikte sanığın 28.10.2022 tarihli dilekçesi ile kanun yararına bozma konusu hükmü istinaf ettiği, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2021/302 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı ek kararı ile istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verildiği, bu kararın Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa 14.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın da yasal süresi içerisinde 16.11.2022 tarihli dilekçe ile bu kararı da istinaf ettiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 276/2. maddesi uyarınca kararın kesinleşmediği belirlenmiştir. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen kararın, öncelikle katılana usulüne uygun olarak tebliği ile istinaf dilekçesi verilmesi halinde katılanın istinaf talebi ve sanığın 10.11.2022 tarihli ek karara yönelik istinaf isteminin incelenmesi amacıyla dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, katılana tebliği ve devamında Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi hususundaki gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Katılanın Facebook'ta araç parçası aradığına dair ilanını gören sanık mesaj atıp WhatsApp'tan anlaşmış, hesabına 650 TL havale alınca parçayı göndermemiştir; ilk derece bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılıktan (TCK 158/1-f-son) mahkûmiyet kurmuş, Başsavcılık bunun basit dolandırıcılık (TCK 157/1) olduğunu ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Kanun yararına bozma (CMK 309), yalnızca istinaf/temyiz denetiminden geçmeden kesinleşen kararlara karşı gidilebilir. Sanığın istinaf isteminin süreden reddine dair ek karara CMK 276/2 uyarınca yasal sürede yeniden istinaf başvurusu bulunduğundan karar kesinleşmemiştir; bu nedenle olağanüstü kanun yolu işletilemez.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma isteminin reddi

Dava Strateji Notu: Suç vasfının basit dolandırıcılık olduğu (mağdurun kendi ilanı üzerine failin devreye girdiği, bilişimin suçun işlenmesini kolaylaştırmadığı) yönündeki güçlü itiraz dahi, karar henüz kesinleşmemişse kanun yararına bozmayla değil olağan istinaf yoluyla ileri sürülmelidir; kesinleşme şerhinin gerçekten geçerli olup olmadığı önce denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla