KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/3462 E., 2026/1388 K.·K Anunyararına Bozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/520 E., 2024/335 K.
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2024 tarihli ve 2017/520 Esas, 2024/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 10.950,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 13.07.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/26794 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/88262 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/88262 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1. maddesi kapsamında sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl ve olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı, suç tarihi olan Ekim/2010 tarihi ile Antalya 15. Asliye Mahkemesinin 08/05/2024 tarihli kararı arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, 2022 yılı itibariyle gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu özel belgede sahtecilik eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; dosya kapsamına göre, 2010/Ekim olan suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d. maddesi gereği bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2024 tarihli ve 2017/520 Esas, 2024/335 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/3462, K. 2026/1388, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama