Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3558 E. , 2026/3476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/165 E., 2025/120 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurula
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3558 E. , 2026/3476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/165 E., 2025/120 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde; Sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 01.06.2016 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla beraat hükümleri kurulması yasaya aykırı ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar İle Katılan Vekilinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde; 1.Sanıkların iştirak iradesi içerisinde dava sırasında vefat eden ... adına oluşturulan sahte kimlik belgesi ile ... şubesine başvurup bu kurumun aracılığıyla işlemler yaptırmak suretiyle katılan bankadan kredi çekildiği iddia ve kabul olunan olayda; banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunun mağdurunun banka olduğu, sanıkların, aynı suç işleme kararı ile kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda ve aynı mağdura karşı birden fazla kez ihlal etmesi halinde tek hüküm kurularak TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri gereğince cezasının artırılması gerektiği hususu dikkate alınarak sanıkların UYAP kayıtları incelendiğinde sanıklar hakkında benzer eylemlere ilişkin derdest ve kesinleşen dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla; sanıkların aynı mağdur bankaya karşı işlenmiş dosyalarının bulunması halinde her birinin yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçunu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından; sanıklar hakkında katılan ...'a karşı işlendiği tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyaların mümkünse işbu dava dosyası ile birleştirilmesi, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, sanıkların eylemlere katkı derecesinin ve zincirleme şekilde işlenmiş banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile ve söz konusu eylemde sadece ödeme aracı olarak kullanılan ...'nin atılı suçtan zarar görmediği ve katılan olmaması gerektiği dikkate alınmadan hüküm kurulması, Kabule göre de; 2.Sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin bozma öncesi hükmün, sanıklar ve vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere şikayetçi ... vekilince temyiz edilmesine rağmen sanıkların ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıklar, dava sırasında vefat eden bir kişi adına oluşturulan sahte kimlik belgesiyle bir kurum şubesine başvurup bu kurumun aracılığıyla katılan bankadan kredi çekmişlerdir. Ağır ceza mahkemesi resmi belgede sahtecilikten beraat, nitelikli dolandırıcılıktan mahkûmiyet kararları vermiş; sanıklar ve katılan vekili temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak amacıyla işlenen dolandırıcılıkta mağdur bankadır; sanıkların aynı mağdur bankaya karşı benzer eylemlerden derdest ve kesinleşmiş dosyaları varsa, bunların TCK 43 kapsamında tek suç işleme kararına bağlı zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı araştırılmalı, zincirleme kapsamında kalan kesinleşmiş cezalar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli, 2014/847 E., 2016/128 K. sayılı ilamı uyarınca yeni cezadan mahsup edilmelidir; sahtecilik yönünden ise TCK 66/1-e'deki zamanaşımı hükümlerin kurulduğu 01.06.2016'dan itibaren dolmuştur.
Uygulama Sonucu: Sahtecilik hükümleri bozularak dava zamanaşımı nedeniyle CMK 223/8 uyarınca düşürülmüş; dolandırıcılık hükümleri ise benzer dosyalar birleştirilip zincirleme suç değerlendirmesi yapılmadan ve yalnızca ödeme aracı olan kurumun katılan sıfatı sorgulanmadan kurulduğundan, ayrıca aleyhe temyiz sınırlı iken kazanılmış hak korunmadığından bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Sahte kimlikle kredi dosyalarında müdafi, müvekkilin aynı bankaya yönelik diğer dosyalarını bizzat tespit edip birleştirme talep etmelidir: zincirleme suç kabulü hem ayrı ayrı cezalandırmayı önler hem de kesinleşmiş önceki cezaların mahsubunu sağlar. Ayrıca yalnızca ödeme kanalı olan kuruluşun katılanlığına itiraz edilmelidir.