İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/4337 Karar: 2026/3345 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/4337 K.2026/3345

11. Ceza Dairesi 2025/4337 E. , 2026/3345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/644 E., 2025/738 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararla

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/4337 E. , 2026/3345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/644 E., 2025/738 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararla

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/4337 E. , 2026/3345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/644 E., 2025/738 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2021/1297 Esas, 2023/1314 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2024/644 Esas, 2025/738 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan duruşma açılmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun oluştuğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar ..., ... ve ...'un ortak iş yaptıkları, ancak işlerinin yolunda gitmemesi sebebiyle maddi sıkıntı çektikleri, bunun üzerine sanıklardan ...'ın 30 yıldır tanıdığı sanık ... ile görüştüğü ve sanık ...'nın ... ve ...Bankasından almış olduğu 2 adet boş çek koçanını hatır çeki olarak kullanmak üzere istediği, sanık ...'nın da kabul ederek çek koçanlarını sanığa verdiği, sanıklar ..., ... ve ...'un müşteki ile ticaretlerinden dolayı borçları olduğu, sanıkların bu borca karşılık sanık ...'dan aldıkları çek koçanından 20/08/2014 vade tarihli, ... çek numaralı ... ... Şubesine ait keşidecisi ... olan 20.000 TL bedelli sahte çeki müştekiye verdikleri, nitekim ...Laboratuvarı Müdürlüğünün KSR-BLG-15-... Sayılı Uzmanlık Raporuna göre, suça konu çekin ön yüzündeki yazı, rakam ve sanık ... adına atılı ciranta imzasının sanık ... elinden çıktığının belirtildiği, böylelikle sanıklar ..., ... ve ...'un diğer sanık ...'nın keşideci olduğu çeki sahte olarak kullanarak atılı suçu işledikleri, sanık ...'nın da elinde bulunan 2 adet çek koçanını boş olarak sanık ...'a verdiği, bu durumda sanık ...'nın boş olarak verdiği çekin diğer sanıklar tarafından doldurulmasını öngörebilecek halde iken çekleri vermek suretiyle atılı suça katıldığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ... Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hesap sahibinin önceden verdiği açık ya da örtülü rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde zarar verme bilinci bulunmayacağından, kastın varlığının ileri sürülemeyeceği, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile mahkumiyet kararları kaldırılarak sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve suç kastının tespit edilmesi bakımından, öncelikle Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli bozma ilamında "..sanıkların suça konu çek dışında, katılana başkaca hatır çeki verip bu çekler yönünden de soruşturma yürütüldüğünün ileri sürülmesi, yine dava dışı kişilere de benzer şekilde çek verilip, yapılan takipte de imzaya itiraz edildiği yönündeki bilgiler karşısında, akıbeti araştırılarak bu çeklerin tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise kimden tahsil edildiği.." hususlarının araştırılması istenilmesine rağmen, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, nitekim sanık ... tarafından gerek katılan şirkete gerekse başkaca kişilere çek verilip verilmediği, çeklerin tahsil edilip edilmediği hususlarının ilgili bankadan sorulması gerektiği, bu bağlamda ilgili bankadan yöntemince araştırma yapılması, katılan şirket yetkilisinin ifadesine başvurularak sanık ... tarafından keşide edildiği belirlenen suça konu çekin kim tarafından verildiği, çekin verilmesi aşamasında sanık ...'ın haricinde diğer sanıkların hazır bulunup bulunmadığının sorulmasından sonra toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği ve hukuki mahiyeti itibariyle ödeme aracı olan çekin sanıklar tarafından karşılıksız olduğu bilinerek borç ötelemek amacıyla kullanılması halinde suç kastının varlığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeler ile eksik araştırma neticesinde sanıkların beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ortak iş yapan ve maddi sıkıntıya düşen sanıklar, bir diğer sanıktan hatır çeki olarak aldıkları boş çek koçanından doldurdukları 20.000 TL bedelli çeki müştekiye borçlarına karşılık vermiş; uzmanlık raporuna göre çekin ön yüzündeki yazı, rakam ve ciranta imzası keşideci dışındaki sanığın elinden çıkmıştır. İlk derece mahkemesi resmi belgede sahtecilikten mahkûmiyet vermiş, Ankara BAM 11. Ceza Dairesi ise duruşma açarak hesap sahibinin rızasına dayanan imzada zarar verme bilinci ve kast bulunmayacağı gerekçesiyle CMK 223/2-a uyarınca beraat kararı vermiştir.

Hukuki İlke: Hesap sahibinin açık ya da örtülü rızasıyla imzasının kullanılması kastı kaldırabilirse de; önceki bozma ilamının gereği yerine getirilmeden, sanığın başka kişilere de benzer çekler verip imzaya itiraz edilip edilmediği bankadan araştırılmadan ve çeki kimin teslim ettiği katılan yetkilisinden sorulmadan beraat kararı verilemeyeceği; karşılıksız olduğu bilinerek borç ötelemek amacıyla çek kullanılması hâlinde suç kastının kabul edileceği ilkesi.

Uygulama Sonucu: 11. Ceza Dairesi, katılan vekilinin temyizini yerinde görerek beraat kararını CMK 302/2 uyarınca Tebliğname'ye uygun ve oy birliğiyle bozmuş; dosyayı eksik araştırmanın giderilmesi için CMK 304/2-b gereği Bölge Adliye Mahkemesine göndermiştir.

Dava Strateji Notu: Hatır çeki savunması güçlü bir kast def'idir ama tek başına beraat garantilemez; Yargıtay rızanın yanı sıra çekin karşılıksızlığının bilinip bilinmediğini ve borç öteleme amacını araştırtıyor. Katılan tarafı temsil eden avukat için ise banka kayıtları ve benzer çek şikâyetleri üzerinden 'sistematik kullanım' kanıtlamak beraatı bozdurmanın anahtarıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla