Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/453 E. , 2025/2231 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2022/375 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/453 E. , 2025/2231 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2022/375 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/9512 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9754 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9754 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/9634 esas, 2021/3097 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Sanığın, 30.02.2019 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkumiyetine karar verilerek, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü..5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına..." şeklindeki açıklamalar ve 5237 sayılı Kanun'un "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, " (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir...(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Sanığın 05/07/2022 tarihli yakalama yolu ile alınan savunmasında, oluşan zararı gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Eski hale getirme dilekçesi üzerine verilecek karar" başlıklı 42. maddesi; "(1) Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir. (2) Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. (3) Eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz; ancak, mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir." Şeklindedir. 3. 5271 sayılı Kanun'un "Eski hale getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi" başlıklı 274. maddesinde; "(1) Sanık, yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler. Sanığın eski hâle getirme isteminde bulunduğu hâllerde, ayrıca istinaf isteminde bulunması gerekir. Bu hâlde istinaf istemi ile ilişkili işler, eski hâle getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir." Denilmektedir. 4. İncelenen dava dosyası içeriğine göre; kanun yararına bozma talebine konu Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/375 Karar sayılı kararına yönelik olarak sanığın 03.07.2023 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme talebiyle birlikte istinaf isteminde de bulunması nedeniyle inceleme mercinin, 5271 sayılı Kanun'nun 42/1 ve 274. maddeleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi olduğu gözetilmeden, Mahkemenin 12.07.2023 tarihli ek kararı ile eski hale getirme isteminin reddine karar verildiği, bu karara karşı da sanık tarafından süresi içerisinde 19.07.2023 tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, Mahkemenin 12.07.2023 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir. 5. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, öncelikle eski hale getirme ve istinaf istemi hakkında bir karar verilmesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi hususundaki gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 24.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim/banka araç kılınarak dolandırıcılıktan Samsun'da mahkum edilen sanık, savunmasında zararı gidermek istediğini beyan etmesine rağmen etkin pişmanlık tartışılmadan cezalandırılmıştır. Bakanlık, 168. madde değerlendirilmediği için kanun yararına bozma istemiştir; ancak sanık ayrıca eski hale getirme ve istinaf talebinde de bulunmuştur.
Hukuki İlke: Kanun yararına bozma yoluna yalnızca istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararlar aleyhine gidilebilir; sanık, 5271 sayılı Kanun'un 42/1 ve 274. maddeleri uyarınca eski hale getirme ile birlikte istinaf isteminde bulunmuşsa inceleme mercii Bölge Adliye Mahkemesidir ve mahkemenin eski hale getirmeyi reddeden ek kararı hukuki değerden yoksundur; hüküm kesinleşmemiştir.
Uygulama Sonucu: Hüküm kesinleşmediğinden olağanüstü yol olan kanun yararına bozma istemi reddedilmiş, dosyanın eski hale getirme ve istinaf için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık esasa ilişkin haklı bir talep olsa da, önce hükmün kesinleşip kesinleşmediği denetlenmeli; süresinde yapılan eski hale getirme+istinaf başvurusu kesinleşmeyi engeller ve dosyayı olağan istinaf yoluna taşır.