KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/4533 E., 2026/1327 K.
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/194 E., 2022/772 K
- Suç
- Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
595 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/772 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.09.2025 tarihli ve 2025/8720 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2025 tarihli ve KYB-2025/115026 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2025 tarihli ve KYB-2025/115026 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “Dosya kapsamına göre, inceleme konusu aynı eylem hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/11/2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine dair Diyarbakır
8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2019 tarihli ve 2018/398 esas, 2019/545 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi
7. Ceza Dairesinin 08/10/2020 tarihli kararı ile anılan karara yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin. “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde;“Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir." hükmü yer almaktadır. 3. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2019 tarihli ve 2019/5397 Esas sayılı iddianamesi ile hırsızlık suçundan açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılamada, Diyarbakır
10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/772 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; aynı eyleme ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2018 tarihli ve 2018/19219 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Diyarbakır
8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2018/938 Esas, 2019/545 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi
7. Ceza Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/3092 Esas, 2020/1464 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden açılmış bir kamu davası ile verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Diyarbakır