Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/4541 E. , 2025/14428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1159 Değişik İş Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2024 tarihli ve 2024/1115 Soruşturma, 2024/1335 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Boğ
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/4541 E. , 2025/14428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1159 Değişik İş Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2024 tarihli ve 2024/1115 Soruşturma, 2024/1335 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Boğazlıyan Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/1159 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.12.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.10.2025 tarihli ve 2025/16887 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/114883 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/114883 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, ...İlçesinde ...Kuyumculuk isimli iş yerini işleten ve aynı zamanda akrabası olan şüpheli ile birikimlerinin değerlendirilmesi ve her ay düzenli olarak kar payı şeklinde bir paranın kendisine gönderilmesi, istendiği zaman da ödediği paranın karşılığının kendisine iade edilmesi şeklinde anlaştığını, şüpheliye güvenerek değişik tarihlerde elden 100.000,00 Türk lirası, banka kanalıyla da 40.000 Türk lirası ve 300.000,00 Türk lirası tutarları şüpheliye gönderdiğini, gönderdiği paranın karşılığının toplamda 1235 gram altına karşılık gelmekte olduğunu, gönderdiği paranın içinde kayınvalidesi ...'e ait para da bulunduğundan tek başına yaşayan kayınvalidesine harçlık olması düşüncesiyle kar payı olarak göndereceği paranın kayınvalidesine göndermesini istediğini, 2021 yılı Ağustos ayından 2022 yılı Nisan ayına kadar 3.500,00 Türk lirası paranın aylık olarak şüpheli tarafından gönderildiğini, ancak daha sonrasında para gönderilmediğini, yaptığı araştırmada şüphelinin piyasaya aşırı borçlandığını, birinden aldığı parayı diğerine vererek işlerini çevirmeye çalıştığı ancak bunu da başaramayıp müflis durumuna düştüğünü öğrendiğini, kendisiyle yaptığı görüşmelerde sürekli olarak oyalama yoluna giderek gayrimenkullerini satarak parasını geri vereceğini söylemişse de bunun gerçekleşmediğini, şüphelinin 2024 yılı Haziran ayına kadar kendisini oyaladığını, daha sonra telefonlarına da çıkmayarak kendisini mağdur ettiğini ifade ederek suç duyurusunda bulunulması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, olayın hukuki uyuşmazlık niteliğinde bulunduğundan bahisle Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Şüphelinin alınan ifadesinde özetle, Boğazlıyan ilçesinde tahmini olarak 27 senedir kuyumculuk işi yaptığını, bu yüzden çevresinde tanınan bir kişi olduğunu, müşteki ile akraba olduğundan dolayı ihtiyaç doğrultusunda birbirlerine nakit yardımında bulunduklarını, 2020 yılında 40.000 Türk lirası ve 2021 yılında 300.000,00 Türk lirası paranın banka kanalıyla müşteki tarafından kendisinin hesabına gönderildiğini, kendisinden elden para alıp almadığını hatırlamadığını, bu paraları işletmek için değil borç olarak aldığını, ticaret yaptığından dolayı nakit paraya ihtiyacı olduğunu, almış olduğu paraların hepsini geri verdiğini, bir kısmını banka aracılığıyla bir kısmını da elden verdiğini, müştekiye herhangi bir borcunun kalmadığını, kuyumcu dükkânını aktif olarak çalıştırmaya devam ettiğini, iddia edildiği gibi başkalarını dolandırmadığını ifade ettiği anlaşılmakla; Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarihli ve 2023/2563 esas, 2024/10402 karar sayılı ilamında yer alan, "...Dairemizin 29.11.2022 tarihli ve 2022/5471 Esas, 2022/19854 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Küçükçekmece'de "..." adı ile faaliyet gösteren kuyumcu esnafı olan sanığın, müşterisi olan katılanların değerlendirmesi maksadıyla kendisine tevdi ve teslim edilmiş olan altınlarını, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden karar verilmesi..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Müştekinin ifadesinde, şüphelinin amcasının oğlu olan ...'ün de benzer bir şikayetle şüpheli hakkında Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduğunu, aynı mahiyette başkaca da şikayetler olduğunu ifade etmesi, tanık olarak ifadesine başvurulan ...'ün de müştekinin iddialarını doğrular şekilde beyanda bulunması karşısında, öncelikle kolluk marifetiyle şüphelinin benzer eylemlerinin bulunup bulunmadığına dair araştırma yapılması, kuyumcular odasından şüphelinin kuyumculuk faaliyetlerine devam edip etmediği hususunun sorularak, eğer kuyumculuk yapmıyorsa hangi tarihte iş yeri faaliyetlerine son verdiğinin öğrenilmesi, ayrıca benzer şikayetler varsa o evrakın da dosyaya getirtilmesi ve gerekiyorsa soruşturmaların birleştirilip soruşturma işlemlerine devam edilerek olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin (banka hesap hareketleri, dekont, makbuz, tanık beyanları vs.) toplanmasını takiben yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, ... Kuyumculuk isimli iş yerinin sahibi olup aynı zamanda da akrabası olan şüpheliye birikimlerini değerlendirmesi, her ay düzenli olarak kâr payı ödemesi yapması, talep etmesi halinde de karşılığını altın veya nakit para olarak iade etmesi şartıyla farklı zamanlarda toplam 440.000,00 TL para gönderdiğinin, şüphelinin bir süre düzenli olarak kâr payı ödemesi yaptığının, daha sonra para göndermemeye başladığının, telefonlara cevap vermediğinin, iş yerini kapattığının ve aldığı parayı iade etmediğinin, şikâyetçi gibi bir çok kişiyi mağdur ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin ... İlçe Jandarma Komutanlığında 25.06.2024 tarihinde alınan ifadesinde, bahse konu parayı şikâyetçiden borç olarak aldığını ve iade ettiğini, parayı yatırım amaçlı olarak almadığını, halen kuyumculuk yapmaya devam ettiğini beyan etmesi karşısında; şüphelinin, fiilen kuyumculuk faaliyetine devam edip etmediğinin Kuyumcular Odasından sorulması, gerekli görülmesi halinde bu hususta kolluk araştırması yaptırılması, şikâyetçinin dilekçelerinde ismi geçen ...'ün olayla ilgili bilgisine başvurulması, UYAP üzerinden tespit edilen Boğazlıyan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/198 Esas sayılı dava dosyasının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müşteki ile şüphelinin akraba oldukları, şüphelinin kuyumculuk işi yapması sebebiyle müştekinin belirli bir miktar altını şüpheliye verdiği ve karşılığında her ay belirli bir miktar kar payı almak noktasında anlaştıkları, müştekinin iddialarına göre şüphelinin yaptıkları anlaşmaya uymayarak sonrasında ödemeleri gerçekleştirmediği ve bahse konu altınları da iade etmediği anlaşılmış ise de, tarafların kabul ettiği şekliyle müşteki ve şüpheli arasında özel hukuk sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasındaki alacak verecek meselesinin hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu, şüphelinin müştekinin belirtmiş olduğu banka hesabına belirli miktarlarda paraları atması karşısında şüphenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Boğazlıyan Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/1159 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.