İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/5171 Karar: 2026/2210 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/5171 K.2026/2210

11. Ceza Dairesi 2025/5171 E. , 2026/2210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/215 E., 2022/297 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili karar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/5171 E. , 2026/2210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/215 E., 2022/297 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili karar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/5171 E. , 2026/2210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/215 E., 2022/297 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/215 Esas, 2022/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 52, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 19.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 2025/8789 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124167 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124167 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2022 tarihli kararının gerekçesinde, 15/05/2018 tarihli kamera inceleme tutanağına göre, sanığın 09/11/2016 tarihinde diğer sanığın banka hesabına yatan parayı ATM üzerinden bizzat çekmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, uyap kayıtlarına göre 25/10/2016-25/11/2016 tarihleri arasında ... (Kapatılan) Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu anlaşılan sanığın fiilen suçu işlemesinin mümkün olmayacağı, suç tarihinde kapalı cezaevinde bulunan sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İncelenen dosya içeriğine göre; suç tarihi olan 09.11.2016 günü sanık ... ile inceleme dışı sanık ... ...'nün, katılanı +... numaralı hat ile arayarak banka kartına ilişkin bilgileri elde etmelerini müteakip, 1.430,00 TL'nin katılanın bilgi ve rızası dışında sanıklar tarafından İzmir ili ... ilçesindeki ... çekildiğinin kabulü suretiyle sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; UYAP kayıtlarına göre, sanık ...'in 25.10.2016-25.11.2016 tarihleri arasında ... (Kapatılan) Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olduğunun görüldüğü, ayrıca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli müzekkeresine istinaden Ceza İnfaz Kurumu tarafından gönderilen aynı tarihli cevabi yazıda; "...İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun kayıtlarına göre, ilgi sayılı yazı ile sorulan ...'in, İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/10/2016 gün ve 2016/437 sorgu sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklanarak kuruma alındığının ve aynı gün tevkif müzekkeresinin infazına başlanıldığının, bu tevkif müzekkeresinden İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/11/2016 gün ve 2016/3809 D İŞ sayılı kararı gereği 25/11/2016 günü kurumdan tahliye edildiğinin..." bildirildiği, bununla birlikte; sanık ...'in tutuklu olduğu dosyasının UYAP üzerinden temini ile yapılan incelemesinde; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2016 tarihli ve 2016/39343 Esas sayılı iddianamesinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.10.2016 tarihli ve 2016/437 sayılı kararı ile 25.10.2016 tarihinde tutuklandığının ve itiraz üzerine 25.11.2016 tarihinde serbest bırakıldığının yazıldığı, yine sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılanarak beraat ettiği İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli ve 2017/2 Esas, 2017/178 Karar sayılı dava dosyasının gerekçeli karar başlığında da tutuklama ve tahliye tarihlerinin 25.10.2016-25.11.2016 olarak belirtildiği anlaşılmakla; olay günü olan 09.11.2016 tarihinde başka suçtan tutuklu bulunan sanık ...'in atılı suçu işlemediği anlaşılmıştır. 3. Sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık ...'in banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine ilişkin Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/215 Esas, 2022/297 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve sanığın yüklenen suçu işlemediği anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca BERAATİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, katılanın telefonla aranarak banka kartı bilgilerinin elde edilmesi ve 1.430,00 TL'nin İzmir'de ATM'den çekilmesi olayında sanığı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezasına mahkûm etmiş, hüküm istinaf edilmeden kesinleşmişti. Oysa UYAP kayıtları ile ceza infaz kurumu yazısı, sanığın suç tarihi olan 09.11.2016'da başka bir dosyadan 25.10.2016-25.11.2016 arasında kapalı cezaevinde tutuklu olduğunu gösteriyordu. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine dosyayı inceleyen 11. Ceza Dairesi, tutukluluk kayıtlarını iddianame ve beraatle sonuçlanan diğer dava dosyasıyla çapraz doğrulayarak sanığın fiili işlemesinin fiilen imkânsız olduğunu saptadı.

Hukuki İlke: Suç tarihinde başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan kişinin ATM'den bizzat para çekme eylemini gerçekleştirmesi maddi olarak mümkün olmadığından, yüklenen suçu işlemediği sabit olan sanık hakkında mahkûmiyet değil beraat kararı verilmelidir; CMK 309/4-d uyarınca bozma nedeni cezanın kaldırılmasını gerektiriyorsa Yargıtay ceza dairesi hukuka aykırılığı kendisi giderip doğrudan hüküm kurar.

Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünü bozdu ve CMK 223/2-b uyarınca sanığın doğrudan beraatine hükmetti; çünkü resmi tutukluluk kayıtları sanığın suç tarihinde cezaevinde olduğunu tartışmasız biçimde ortaya koyuyordu.

Dava Strateji Notu: Müvekkilin suç tarihindeki fiziki konumunu kanıtlayan resmî kayıtlar (cezaevi giriş-çıkış, tevkif müzekkeresi, UYAP verileri) kesinleşmiş bir mahkûmiyeti dahi kanun yararına bozma yoluyla çökertebilir. Hüküm kesinleşmiş olsa bile bu tür maddi imkânsızlık delilleri toplanıp Adalet Bakanlığına KYB başvurusu yapılmalıdır; Yargıtay bu durumda dosyayı geri göndermeden doğrudan beraat kararı verebilmektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla