Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5189 E. , 2026/901 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/47 E., 2020/26 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sa
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5189 E. , 2026/901 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/47 E., 2020/26 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Sanık ... ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından, sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki sanıklar ..., ... ve ... yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık"suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile bozma sonrasında aldırılan 18.10.2019 tarihli bilirkişi raporu, ... Denetim Hizmetleri Başkanlığı'nın 07.01.2019 tarihli kurum zararına ilişkin raporu, 26.11.2008 ... Teftiş kurulu raporu ve 16.10.2009 tarihli ... müfettiş raporu birlikte değerlendirilip, hasta yoğunluğu ve usulsüzlük tespit edilen reçete sayısı da dikkate alındığında, sanıkların suç işleme kastı ile hareket ettiklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçlardan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmedilmesi, Kabule göre de; Sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verildiği halde kendini vekille temsil ettiren katılanlar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ..., sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ..., sanık ..., katılan ... vekili, katılan ... vekili, katılan ... Mal Müdürlüğünün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bir kamu görevlisi ve diğer sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından açılan davada Ağır Ceza Mahkemesi bir kısım sanığı mahkum etmiş, bir kısmını beraat ettirmiştir. Temyiz incelemesinde Daire, bozma sonrası alınan 2019 tarihli bilirkişi raporu ile kurum zararına ve teftişe ilişkin raporları birlikte değerlendirmiştir.
Hukuki İlke: CMK 217 uyarınca delilleri duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendiren mahkemenin beraate ilişkin takdirine isabetsizlik yoksa müdahale edilmez; buna karşılık hasta yoğunluğu ve usulsüz reçete sayısı gözetildiğinde suç kastına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadan mahkumiyet kurulamaz. Ayrıca mahkumiyet halinde kendini vekille temsil ettiren katılan lehine tarife uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu: Daire beraat hükümlerini Tebliğname'deki bozma görüşüne katılmayarak onadı; mahkumiyet hükümlerini ise raporlar karşısında suç kastının kesin delille ortaya konamadığı ve beraat gerekmesine rağmen mahkumiyete hükmedildiği gerekçesiyle oy birliğiyle bozdu.
Dava Strateji Notu: Reçete ve fatura usulsüzlüğü dosyalarında savunma, hasta yoğunluğu karşısında tespit edilen usulsüz işlem sayısının azlığını kast yokluğunun göstergesi olarak işlemeli ve teftiş, müfettiş ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesini talep etmelidir; şüpheden sanık yararlanır ilkesi bu tür teknik dosyalarda beraatin ana dayanağıdır.