İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/5309 Karar: 2025/15794 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/5309 K.2025/15794

11. Ceza Dairesi 2025/5309 E. , 2025/15794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/818 E., 2023/1025 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/1025 Kar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/5309 E. , 2025/15794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/818 E., 2023/1025 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/1025 Kar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/5309 E. , 2025/15794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/818 E., 2023/1025 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/1025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, basit yargılama usûlü uygulanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 168/1, 53, 58... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca neticeten 3 ay hapis ve 480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükme yönelik sanık müdafinin itirazının merci tarafından süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine, 12.09.2023 tarihi itibarıyla hükmün kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2025 tarihli ve 2024/36164 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.05.2023 tarihli ve 2023/29277 esas sayılı iddianamede, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlıklı 225. maddesinde, "(1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir."; aynı Kanun'un "Suçun niteliğinin değişmesi" başlıklı 226. maddesinde ise, "1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." hükümleri yer almaktadır. 2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; "...savunma hakkı, 1982 Anayasasının 36. maddesinde "Temel Haklar ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmın ikinci bölümünde “Kişinin Hakları ve Ödevleri” başlığı altında; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" şeklinde düzenlenmiş olup, bu hakkın “temel hak” niteliğine uygun olarak, sanığa savunma hakkının verilmemesi veya savunma hakkının sınırlandırılması halinde hüküm daima hukuka aykırı olacaktır. Buna göre, sanığın ceza muhakemesindeki en önemli haklarından birisi de; yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması mümkün değildir. Nitekim 1412 sayılı CMUK'nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 308/8. maddesine göre de savunma hakkının sınırlandırılması mutlak bozma nedenlerindendir. Öte yandan, savunma hakkının sınırlandığından söz edebilmek için, savunmanın hükmü etkileyecek nitelik taşıması ve yargılaması yapılan fiile ilişkin olması gerekir. 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi, yargılaması yapılan ve iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun temas ettiği kanun maddelerinden başkasıyla mahkûmiyet durumunda veya cezanın artırılmasını ya da cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektiren nedenlerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması hallerinde savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesi uyarınca, sanığın ek savunmasını yapabilmesi için bir takım usullere uyulması yükümlülüğünü getiren özel bir düzenlemedir. Belirtilen bu haller ortaya çıktığında mahkemelerin, bu konuda kanunun öngördüğü biçimde savunmasını yapamayan kişiler hakkında mahkûmiyet hükmü kurmaları mümkün değildir." 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.05.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma, 2023/29277 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 168/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına ve mahkemece basit yargılama usûlüne göre yargılamanın yapılmasına karar verilmesine karşın; sanığa tebliğ edilen beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içerir davetiyede ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/1025 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması yönünden, sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla