Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5313 E. , 2026/2738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/3181 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriye
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5313 E. , 2026/2738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/3181 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve 2023/81183 Soruşturma, 2024/16774 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/3181 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.05.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2025 tarihli ve 2024/30692 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126317 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126317 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, şüpheli vekili tarafından aslı gibidir yapılmak suretiyle tahliye taahhütnamesinin onaylı sureti dayanak yapılarak müşteki hakkında icra takibi başlatıldığını, anılan taahhütnamedeki imzanın müştekiye ait olmadığını, şüphelinin sahtecilik suçunu işlediğini belirterek şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, fotokopi belge üzerinden kriminal inceleme yapılamayacağı, şikayete konu belge aslının temin edilemediği, bu haliyle şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31.01.2018 tarihli ve 2017/4945 esas, 2018/662 karar sayılı ilâmında yer alan "...Sanığın, katılanlar tarafından kendi aleyhine açılan kira alacağı ve tahliye davasında vekili aracılığı ile mahkemeye delil olarak ibraz ettiği "İnşaat Yapımı ve Kira Sözleşmesi" başlıklı belgenin sahte olduğu, sahte özel belgenin mahkemeye sunulmak suretiyle kullanılarak atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen kamu davasında, dosyada örneği bulunan suça konu belgenin sanığın hukuk davasındaki vekili tarafından aslı gibidir kaşesi vurularak mahkemeye ibraz edildiği, vekilin Avukatlık Kanununun 56. maddesinde verdiği yetki ile yapmış olduğu bu işlem sonucunda belgenin orjinalinin sahip olduğu tüm özelliklere haiz olduğunu kabul etmek gerekeceği, usulüne uygun yapılan aslı gibidir onayına sahip belge üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinin hükme esas alınabileceği gözetilmeksizin belge aslına ulaşılamadığı, bu nedenle belgenin iğfal kabiliyetine haiz olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmesi, yasaya aykırı olduğundan..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Şüpheli tarafından müşteki hakkında başlatılan icra takibine dayanak teşkil eden tahliye taahhütnamesinin şüpheli vekili tarafından aslı gibidir yapılmış onaylı sureti olduğu, bu şekilde ibraz edilen belgenin belge aslı gibi değerlendirilmesi gerektiği cihetle, şüpheliden alınan imza ve yazı örnekleri dikkate alınmak suretiyle anılan belgedeki imza ve yazıların şüpheliye ait olup olmadığının tespiti yönünden bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin şüpheliye ait evde kiracı olduğunun, şüphelinin evin tahliyesi amacıyla şikâyetçi aleyhine ...İcra Dairesinin 2023/201547 Esas sayılı dosyası kapsamında talepte bulunduğunun, talep dilekçesi ekinde yer alan 01.07.2018 tarihli tahliye taahhütnamesinde yer alan şikâyetçi adına atılı imzanın sahte olduğunun ve şikâyetçinin o tarihte yurt dışında bulunduğunun iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her ne kadar Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "...yapılan soruşturma ve toplanan delillere göre belgede sahtecilik suçlarında suça konu olan belgenin aslının muhakkak temin edilerek belge üzerinde sahteciliğin ne şekilde gerçekleştiği yönünde incelemenin yapılması ve yapılan sahteciliğin aldatma kabiliyetinin olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiği, fotokopi belge üzerinden kriminal inceleme yapılamayacağı, şikayete konu herhangi bir belge aslının temin edilemediği, bu haliyle şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle 03.04.2024 tarihli ve 2023/81183 Soruşturma, 2024/16774 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçi vekilinin, 19.08.2024 tarihli dilekçesinde suça konu belge aslının Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/3174 Esas sayılı dosyasına sunulduğunun bildirilmesi karşısında, belirtilen dosyanın getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, belge aslının temini halinde imza ve yazıların aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, şikâyetçinin yurt dışı giriş-çıkış kayıtlarının temin edilmesinden sonra sonucuna göre, bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/3181 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.