Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5537 E. , 2026/3712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2890 E. 2024/2655 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5537 E. , 2026/3712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2890 E. 2024/2655 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle öğrenme üzerine sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bozma üzerine Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/541 Karar sayılı kararıyla sanığın dolandırıcılık suçundan TCK'nın 157/1, 62/1, 52/2-4, 51/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 2. Anılan kararın katılan vekili ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/2890 Esas, 2024/2655 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin reddi ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri 1. Sanığın Temyiz Nedenleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçsuz olduğuna, müştekinin kötü niyetli olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin Temyiz Nedenleri Erteleme kararı yönünden kararın hatalı olduğuna, sanığın erteleme kararı olmadan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki; ''e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği, Dosya içeriğine göre, sanık hakkında Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli ve 2021/646 Esas, 2022/540 Karar sayılı beraat kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince 16.01.2024 tarihli ve 2022/2403 Esas, 2024/183 Karar sayılı karar ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın beraat hükmünün gerekçesinde belirtilen ses kaydının yasal ve geçerli bir delil olarak kabul edilmesi ve sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma kapsamında kalmadığı, eylemin uzlaşma kapsamına alınan dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bilahare ilk derece mahkemesinin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurduğu ve istinaf edilmesi üzerine de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/2890 Esas, 2024/2655 Karar sayılı kararı ile esastan ret kararı verildiği, Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde, ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği açık ve tahdidi şekilde düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının içeriği dikkate alındığında, aynı maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulandığı üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin kanunda tahdidi olarak öngörülen haller dışında dosya üzerinden bozma yetkisi bulunmadığı, Somut olayda; ilk derece mahkemesinin 16.09.2022 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi, bu karar ile akabindeki tüm kararların kanuna aykırı olması karşısında, yargılamaya devam edilerek 23.10.2024 tarihli esastan ret kararlarının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanık hakkında önce beraat kararı vermiş, Gaziantep BAM 14. Ceza Dairesi bu beraati duruşma açmaksızın, ses kaydının geçerli delil sayılması ve eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gerekçesiyle CMK 280/1-e'ye dayanarak bozmuştur. Bozma üzerine ilk derece mahkemesi sanığı dolandırıcılıktan TCK 157/1 ve ilgili maddeler uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmış, erteleme uygulamış; istinaf başvuruları da esastan reddedilince dosya Yargıtay'a gelmiştir.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmü bozabileceği hâller CMK 280/1'in (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır; delillerin yeniden değerlendirilmesini gerektiren bir durumda BAM'ın 280/1-g uyarınca duruşma açıp tarafları çağırarak 280/2'ye göre kendisi hüküm kurması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere, kanunda öngörülen hâller dışında dosya üzerinden bozma yetkisi yoktur.
Uygulama Sonucu: Daire, BAM'ın dosya üzerinden verdiği ilk bozma kararı tahdidi bozma nedenleri kapsamında olmadığından bu karar ile onu izleyen tüm kararların kanuna aykırı hâle geldiğini belirterek, esastan ret kararını CMK 302/2 uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Beraat kararı istinafta duruşma açılmadan, delil değerlendirmesine dayalı gerekçeyle bozulmuşsa, bu usul aykırılığı sonraki mahkûmiyet dâhil tüm süreci sakatlar; müdafi temyizde BAM'ın duruşmasız bozma yetkisinin sınırlı olduğunu öne sürmelidir. Bu itiraz, esasa hiç girilmeden hükmün bozulmasını sağlayabilen güçlü bir usul kozudur.