Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/557 E. , 2025/11394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3608 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME G
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/557 E. , 2025/11394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3608 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2023 tarihli ve 2022/65673 Soruşturma, 2023/9832 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/3608 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.07.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/13802 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11056 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11056 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde, internet üzerinden görmüş olduğu bir siteden bungalov ev kiralamak istediği, 3 gün 2 gece olacak şekilde günlüğü 2.500,00 Türk lirası bedel karşılığında anlaştıkları, 03/10/2022 tarihinde ... isimli şahısın hesabına 2.500,00 Türk lirasını gönderdiği, tekrar muhasebe departmanından olduğunu belirten bir şahsın 05...33 numaralı hattan kendisini aradığı ve eşya hasar depozitosu olarak 1.940,00 Türk lirası daha istediği, bu bedeli de ... isimli şahsın hesabına gönderdiği ancak daha sonra kimseye ulaşamadığı, dolandırıldığını fark ederek şikayetçi olması üzerine, müştekinin kurumsal sitelerden kiralama yapmak yerine bilinmeyen sitelerden kiralama yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, denetim olanağının ortadan kalkmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekiye yönelik eylemin, aldatıcı nitelikte olduğu ve müştekinin aldatılması suretiyle haksız menfaat temin edildiği gözetilerek, müşteki tarafından hesaplarına para gönderilen ... ve ... isimli kişilerin adres bilgilerinin tespiti ile beyanlarına başvurulup, yine müştekinin dilekçesinde geçen 05...85 ... ... 33 nolu cep telefonu hatlarının kullanıcılarının kimlik ve adres bilgilerinin tespiti şüpheli sıfatıyla beyanlarına başvurularak bir karar verilmesi yerine, eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, internet üzerinden reklam yapan şüpheliler ile bungalov kiralamak amacıyla instagram isimli sosyal medya platformu ve whatsapp yoluyla iletişime geçtiğinin, konaklama bedeli olan 2.500,00 TL'yi ... isimli kişiye banka yoluyla gönderdiğinin, şikayetçi ile tekrar iletişime geçen şüphelilerin bu kez eşya hasar depozitosu adı altında 1.940,00 TL daha ücret talep etmeleri üzerine, bu parayı da ... isimli kişiye havale ettiğinin, bununla birlikte; internet sitesinde yer alan konumda herhangi bir yapı olmadığının, sitede yer alan ikinci adreste ise farklı bir işletme bulunduğunun, ayrıca siteye yüklenen marka tescil belgesi, seyahat acenta işletme belgesi ve vergi levhasının da sahte olduğunun, şüphelilere bir daha ulaşamadığının, bu şekilde şüpheli ya da şüphelilerin haksız menfaat temin ettiğinin iddia edilmesi karşısında; adlarına para gönderilen ... ve ...'in açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadelerine başvurulması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, dosyadaki yazışmaların incelenmesi, şikayetçinin irtibat kurduğu hat sahiplerinin, internet ve instagram kullanıcılarının araştırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...resmi ve güvenilir sitelerde belirtildiği üzere tek kişilik ve 1 gecelik bungalov ev kiralarının ortalama 3.500 TL - 4.500 TL civarında olduğu, müştekinin bir bungalov evin 2 gece 3 günlük kiralama bedelinin 2.500 TL olamayacağını ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bilmesi gerektiği, bu hususta kurumsal turizm şirketlerinin resmi sayfalarında araştırmada yapabilecekken buna da tenezzül etmediği, bu haliyle hem müştekinin denetim olanağının ortadan kalkmadığı hem de şüphelinin belirtmiş olduğu kiralama bedelinin bungalov piyasasının çok altında oluşu sebebiyle beyanı basit yalan boyutunda kaldığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine "...Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin lehine ve aleyhine toplanan bilgi, belgeler ve ekleri incelendiğinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK 160 hükmü anlamında maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla etkin soruşturma yapıldığı, CMK 170 hükmü uyarınca yürütülen soruşturma yönünden Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair itiraza konu kararda usule, yasaya ve oluşa aykırı bir durum bulunmadığı, kararın gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, karardaki gerekçenin ve değerlendirmenin yerinde olduğu..." şeklindeki hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/3608 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.