Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5742 E. , 2026/2213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/165 E., 2024/296 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5742 E. , 2026/2213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/165 E., 2024/296 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2024/165 Esas, 2024/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f, 168/2 51, 52... . maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 11.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2025 tarihli ve 2024/30489 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130921 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130921 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 5237 Kanun'un 51/3. maddesinde ''Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.'' şeklinde yer alan düzenleme gereğince, cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmolunan cezanın süresinden az olamayacağı gözetilmeden 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun’un hapis cezasının ertelenmesi başlıklı 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasının; "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." şeklinde düzenlendiği, bununla birlikte; kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için, hakimlerin veya mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması ve hukuka aykırılığın başka bir yol ve yöntem ile giderilmesinin mümkün bulunmamasının gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 tarihli ve 2010/4-87 Esas, 2010/112 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 26.03.2014 tarihli ve 2014/5856 Esas, 2014/5703 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenleme ile ertelemenin yasal sonucu olmasından ötürü zorunlu olarak hükmedilmesi gereken denetim süresine ilişkin hataların aleyhe değiştirme yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle infaz aşamasında ve 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, bahse konu hukuka aykırılığın mahallinde ek karar verilmek suretiyle giderilebileceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanığı 1 yıl 8 ay hapis ve 820 TL adli para cezasına mahkum edip hapis cezasını erteledi, ancak denetim süresini 1 yıl olarak belirledi; hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşti. Adalet Bakanlığı, TCK 51/3 gereği denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozma istedi; 11. Ceza Dairesi ise bu hatanın niteliğini tartıştı.
Hukuki İlke: TCK 51/3'teki denetim süresi ertelemenin yasal sonucu olarak zorunlu biçimde hükmedildiğinden, bu süreye ilişkin hatalar aleyhe değiştirme yasağı kapsamında değerlendirilemez ve infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca mahallinde ek kararla düzeltilebilir; kanun yararına bozma ise ancak hukuka aykırılığın başka yol ve yöntemle giderilmesi mümkün değilse başvurulabilecek bir yoldur (YCGK 11.05.2010, 2010/4-87 E., 2010/112 K.; Daire 26.03.2014, 2014/5856 E., 2014/5703 K.).
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi oy birliğiyle REDDEDİLDİ; 1 yıl 8 ay hapse rağmen denetim süresinin 1 yıl belirlenmesi hukuka aykırı olsa da bu hata mahallinde ek kararla infaz aşamasında düzeltilebileceğinden olağanüstü kanun yoluna gerek yoktur.
Dava Strateji Notu: Erteleme kararlarında denetim süresinin cezadan kısa belirlenmesi gibi zorunlu yasal sonuçlara ilişkin hatalar için kanun yararına bozma beklemeye gerek yoktur; ilgili taraf doğrudan hükmü veren mahkemeden ek kararla düzeltme isteyebilir. Sanık lehine çalışan avukat, bu tür düzeltmelerin aleyhe değiştirme yasağına takılmayacağını, yani denetim süresinin sonradan uzatılabileceğini müvekkiline baştan anlatmalıdır.