Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5897 E. , 2026/2206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/244 E., 2024/602 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanu
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5897 E. , 2026/2206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/244 E., 2024/602 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/244 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 43/1, 52... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/16440 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137289 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137289 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Konuya ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde, "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde yerini bulan düzenleme ile benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/7585 esas, 2022/19582 karar sayılı ilamında, "...somut olayda, sanık ...'nın dosyanın diğer sanığı ... ile iştirak halinde işledikleri nitelikli hırsızlık eylemi sebebiyle meydana gelen zararın sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden..." şeklinde yer alan açıklamalar birlikte nazara alındığında, Dosya kapsamına göre; somut olayda sanık ...'in inceleme dışı diğer sanık ... ile iştirak halinde işlediği başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama eylemi sebebiyle mağdur ...'in uğramış olduğu zararının diğer sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmiş olması ve sanık ...'in de yakalama emrinin infazı üzerine gerçekleştirilen 15.03.2024 tarihli sorgusunda zararı giderme iradesi gösterip diğer sanık tarafından zararın giderilmiş olmasına yönelik itirazının bulunmadığını belirtmiş olması karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" başlıklı 245/1. maddesinde; "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." ve aynı Kanun'un 245/5. maddesinde ise; "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır." denilmektedir. 2. 5237 sayılı Kanun’un "etkin pişmanlık" başlıklı 168 inci maddesinin birinci fıkrasında "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir" ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." hükümleri yer almaktadır. 3. Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, sanıklardan biri veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç faillerinin bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklar hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mağdurun zararının inceleme dışı sanık ... tarafından 12.03.2024 tarihinde kovuşturma aşamasında giderildiği ve bu sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapıldığı halde, mağdurun zararının giderilmesine herhangi bir karşı duruşunun bulunmadığı anlaşılan sanık ... hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2018 tarihli ve 2015/8-395 Esas, 2018/34 Karar, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kişiselleştirme nedenlerinin yeniden değerlendirilmesi bakımından gereğinin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/244 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanarak yarar sağlama eylemi nedeniyle TCK 245/1, 43/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve adli para cezasına mahkûm etmiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Mağdurun zararı, iştirak hâlindeki diğer sanık tarafından kovuşturma aşamasında tamamen giderilmiş ve o sanığın cezasında TCK 168/2 uyarınca yarı oranında indirim yapılmış, ancak zararın giderilmesine karşı çıkmayan bu sanığa indirim uygulanmamıştır.
Hukuki İlke: TCK 245/5'in atfıyla banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır; iştirak hâlinde işlenen suçta faillerden birinin zararı tazmin etmesi ve diğer failin buna karşı çıkmaması hâlinde, TCK 168/2 indirimi karşı çıkmayan fail hakkında da uygulanmalıdır.
Uygulama Sonucu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi kabul edilerek kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü CMK 309/3 gereği oy birliğiyle kanun yararına bozulmuş, sanık hakkındaki infazın durdurulmasına ve başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhâl tahliyesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Kart suçlarında iştirakçilerden biri zararı gidermişse, diğer sanığın buna karşı çıkmadığını duruşma tutanağına geçirtmek TCK 168/2 indirimini onun için de kazandırır; hüküm kesinleşmiş olsa dahi bu indirim atlanmışsa Adalet Bakanlığı kanalıyla kanun yararına bozma başvurusu infazı durdurup tahliye sonucu doğurabilir.