İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/671 Karar: 2025/3300 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/671 K.2025/3300

11. Ceza Dairesi 2025/671 E. , 2025/3300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3833 E., 2024/3076 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/671 E. , 2025/3300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3833 E., 2024/3076 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/671 E. , 2025/3300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3833 E., 2024/3076 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin temyiz isteminin süreden sonra olduğuna ilişkin bölge adliye mahkemesince 25.10.2024 tarihli ek kararda belirleme yapılmış olduğu bu nedenle sanığın temyizine hasren dosyanın temyiz incelemesine gönderilmiş olduğu, sanık müdafiinin dilekçesinin tutukluluk itiraz dilekçesi olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Uşak 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2023/151 Esas, 2024/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L son, 43/1, 52/2-4, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 8 ay 15 gün hapis ve 500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve tekerrür hükümlerinin uygulanması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık; suçta kullanılan telefon numarasının kendi ile ilgisinin olmadığını, katılanlar ile görüşmeyi kendisinin yapmadığını, katılanların zararını gidermek istediğini, cezanın üst sınırdan verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın bozulmasını talep ederek kararı temyiz etmiştir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, sahte telefon aramalarıyla katılanları dolandırdığı nitelikli dolandırıcılıktan Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesince mahkum edilmiş, İzmir BAM istinafı esastan reddetmiştir. Sanık, kullanılan hattın kendisiyle ilgisiz olduğunu ve cezanın üst sınırdan verildiğini ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Toplanan tüm delillerle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği kesin verilere dayalı olarak saptanmışsa, suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiği hükümde hukuka aykırılık bulunmaz.

Uygulama Sonucu: Onama - suçta kullanılan hattın kendisine ait olmadığı ve zararı gidermek istediği yönündeki savunmalar delil durumu karşısında yerinde görülmemiş, temyiz esastan reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Telefon dolandırıcılığında 'hat bana ait değil' savunması tek başına yetersizdir; katılanla iletişimi kuran kişinin sanık olduğunu gösteren HTS/iletişim delilleri çürütülemedikçe onama beklenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla