Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/763 E. , 2025/4726 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.10.2023 tarihli ve 2023/4127 Soruşturma, 2023/5246 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddi
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/763 E. , 2025/4726 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.10.2023 tarihli ve 2023/4127 Soruşturma, 2023/5246 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/2829 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 31.10.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.01.2025 tarihli ve 2024/34220 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11263 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11263 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, eşi ...'ın annesinden 4 adet arsanın miras kaldığını, diğer mirasçılar ile birlikte bu arsanın tapu kaydının kendi adına verildiğini, bu arsaları 2022 yılı Mayıs ayı içerisinde ... Emlak sahibi şüpheli ...'a 1.500.000 Türk lirası bedelle sattığını, ... Emlak'ın diğer ortakları olan şüpheliler ..., ... ve ... isimli kişilerin de birlikte hareket ettiklerini, ancak sözleşmenin ... ile imzalandığını, sözleşmeye göre sadece 4 adet ...'de bulunan arsanın satıma konu edildiğini, ancak kendisinin kulağının az duymasından yararlanarak sözleşmeye Ankara Mamak'ta bulunan 3 adet dairenin de şüpheliler tarafından yazılmış olduğunu, ancak o anda bu hususun dikkatini çekmediğini, sözleşmenin alt kısmındaki bononun sadece kendisi tarafından imzalandığını, bononun ad, soyad, miktar yazan kısımlarının tamamının boş olduğunu, sonrasında şüpheli ...'un kendisine Ankara Mamaktaki dairelerin satışını vermesini istediğini, ancak kendisinin sadece arsaların sözleşmeye dahil olduğunu, 3 adet dairenin bu anlaşmaya dahil olmadığını söyleyerek tapu devirlerini yapmadığını, bunun üzerine sözleşmenin altındaki bononun 10.000.000,00 Türk lirası bedelli olacak şekilde doldurup hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2023/2656 sayılı icra takibinin başlatıldığını, kendisinin bilgisizliğinden yararlanılarak boş olarak imzalattırılan bononun doldurulup hakkında icra takibi başlatılması nedeniyle şikayetçi olması üzerine şüpheliler haklarında başlatılan soruşturma neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Bahse konu soruşturmada şüphelilerin alınan ifadelerinde özetle, söz konusu taşınmazların hepsinin resmiyette ...'ın üzerine kayıtlı olduğunu, ancak söz konusu taşınmazlar üzerinde gerçekte ...'ın eşi ve eşinin kardeşlerinin hak sahibi olduğunu, aralarında söz konusu taşınmazlar nedeniyle davaların olduğunu ve söz konusu taşınmazlar üzerinde bazı tedbir kararları bulunduğunu, anılan taşınmazlar üzerindeki mahkeme kararlarını çözmek, söz konusu arsaları almak ve satmak için ... ve diğer tüm kardeşleri ile anlaştıklarını, herkesin hissesi için bir değer belirlendiğini, kendilerinin de bu taşınmazların hepsini 6.500.000,00-7.000.000,00 Türk lirası civarında bir bedelle almayı planladıklarını, ... ve kardeşleri ile anlaşma yaptıklarını, 2022 yılı Mart ayındaki bu anlaşmadan sonra söz konusu taşınmazların üçüncü kişilere satışı için görüşmeler yaptıklarını ve 10.000.000,00 Türk lirası bedelle bahse konu taşınmazların satın alınması için ... A.Ş. ile anlaştıklarını, buna istinaden ve taşınmazlar üzerinde tedbir kararları ve davalar olduğu için müşteki ...'ın kendilerine şikayet konusu yapılan 10.000.000,00 Türk lirası bedelli senedi 2022 yılı Mart ayı içerisinde kendi rızasıyla imzalayarak verdiğini, bu anlaşma ve senetten ...'ın eşi ve eşinin kardeşlerinin de bilgisi olduğunu, bu anlaşma ve senedin imzalanmasından sonra taşınmazlar üzerindeki tedbirleri kaldırdıklarını, davaları temizleyerek tapuları temize çıkarttıklarını, yine bu süreçte ... ve kardeşlerine anlaşmaları doğrultusunda ödeme yaptıklarını, ayrıca taşınmaz üzerindeki davaları temizleyebilmek için 300.000,00 Türk lirasını üç ayrı avukata avukatlık ücreti olarak ödediklerini, taşınmazlar üzerindeki davalar temizlendikten sonra söz konusu taşınmazların 7/8 ini önceden anlaştıkları ... A. Ş. ye 10.000.000,00 Türk lirası bedelli olarak sattıklarını, söz konusu satışı ise ...'ın kendisinin yaptığını ve satım bedeli olan 10.000.000,00 Türk lirası bedelin ...'ın banka hesaplarına parça parça olarak 13/06/2022 tarihinden başlayarak ödendiğini, ancak anlaşmaları doğrultusunda ...'ın, hesabına ödenen 10.000.000,00 Türk lirası bedeli kendilerine vermesi gerekirken bu zamana kadar herhangi bir ödemede bulunmadığını, kendilerinin de elinde bulunan ve ...'ın rızası ile imzalamış olduğu söz konusu 10.000.000,00 Türk lirası bedelli senedi alacağını tahsil etmek için icra takibe koyduğunu belirterek üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, Bahse konu taşınmazların alıcısı tanık ...'ın alınan beyanında; ... ve ...'i taşınmaz satışı ile ilgili tanıdığını, taşınmazın 7/8 inin ...'a ait olduğunu, 1/8 inin ise ...'a ait olduğunun, ... bankasından 10.000.000 Türk lirasını ...'ın hesabına havale yaptığını, ...'ın kendisine ... ve ...'nın paralarını ödeyeceğini kendisine söylediğini, ancak ne kadar ödeme yaptığını kendisinin bilmediğini, ... ve ... isimli şahısların taşınmazla ilgili emlakçı olarak aracılık yaptıklarını, aracı oldukları için ödemeyi taşınmazın sahibi olarak bilinen ...'a yaptığını beyan ettiği, Somut olayda, bahse konu şikayete ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan müşteki, şüpheli ve tanık beyanları ile dosyaya ibraz edilen bir takım belge suretleri incelendiğinde, emlakçılık ile uğraşan şüphelilerin, müşteki ...'ın eşi ... ve diğer mirasçıların hak sahibi olduğu bir takım taşınmazların alım ve satımına aracılık edilmesi amacıyla müşteki ile anlaşma sağlandığı, müştekinin iddiasına göre, anılan anlaşma kapsamında müşteki ile şüpheliler arasında bir örneği dosyaya ibraz edilen, alt tarafında şikayete konu edilen bononun da bulunduğu bila tarihli ve 0102 sayılı ... Menkul Alım Satım Protokolü akdedildiği, anılan Protokol'de taşınmazlara ilişkin il/ilçe olarak ... Merkez adresi belirtildikten sonra, taşınmaz olarak ...'de 4 farklı taşınmaz ile Ankara'da bulunan 3 bağımsız bölümün (daire) de yazıldığı, yine müştekinin iddiasına göre protokolün altında bulunan 20/03/2022 tarihli boş senedin de şüpheliler tarafından kendisine imzalatıldıktan sonra 10.000,00 Türk lirası bedelli olarak doldurulmak suretiyle icra takibi başlatıldığı, bahse konu bila tarihli ve 0102 sayılı ... Menkul Alım Satım Protokolünde alım satıma aracılık edilen taşınmazlar arasında ...'deki 4 arsanın yanında Ankara'daki 3 bağımsız bölüm de zikredilmişken, yine dosyaya bir sureti ibraz edilen ... 3. Noterliği tarafından düzenlenen 02/06/2022 tarihli ve 06052 sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesine göre müşteki ... tarafından şüphelilerden ...'na sadece ... ili ... Mahallesinde bulunan 4 taşınmaz için 1.000.000,00 Türk lirası bedel karşılığında taşınmaz satış vaadinde bulunulduğu, Ankara'da bulunduğu belirtilen diğer taşınmazlara ilişkin bir değerlendirmenin bulunmadığı, müşteki ..., eşi ... ve diğer hak sahiplerinin kendi aralarında ve aynı zamanda şüpheliler ile birlikte taraf oldukları davaların bulunduğunun belirtildiği, yine müşteki vekili tarafından dosyaya ibraz edilen flash bellekte müşteki ve şüpheliler ve tanıklar arasında şikayet konusu suçun işlendiğine dair konuşmaların bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, Öncelikle müşteki vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu, şikayete konu eylemlere ilişkin konuşmaları içerdiği belirtilen flash bellek üzerinde inceleme yaptırılarak çözüm tutanağı hazırlanması, söz konusu taşınmazlarda hak sahibi bulunan ve yaşanan olaylarla ilgili bilgi sahibi olabilecek kişilerin tespiti ile tanık olarak ifadelerinin alınması, taraflar arasında şikayete konu edilen taşınmazlara ilişkin olarak hukuk davası, ceza davası ve icra takibi gibi adli süreçlere ilişkin dosya ve belgeler ile tapu kayıtlarının birer suretlerinin dosyaya temin edilmesi, taraflar arasında gelişen tüm sürece ilişkin protokol, sözleşme, ödeme belgesi, dekont, banka hesap hareketleri vb. olayın aydınlatılmasına yarar belge asıllarının dosyaya getirtilmesi ile gerek görülmesi halinde anılan belgelere ilişkin imza ve yazı incelemesi yaptırılmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin eşinin annesinden miras kalan ve kendisinin üzerine kayıtlı olan ... ilindeki 4 adet arsanın satışı hususunda emlak komisyonculuğu ile uğraşan şüpheliler ile anlaştıklarının, bu sebeple bila tarihli "gayrimenkul alım satım protokolü" başlıklı alt kısmı senet şeklinde hazırlanmış olan belgeyi imzaladıklarının, şüphelilerin daha sonra protokole anlaşma konusu olmayan Ankara ilindeki 3 adet evi de eklediklerinin ve bu evlerin de devrini talep ettiklerinin, şikâyetçinin kabul etmemesi üzerine protokol altında bulunan senedi alacaklısı şüphelilerden ... olacak şekilde 20.03.2022 düzenleme, 20.04.2022 vade tarihli 10.000.000 TL bedelli bono haline dönüştürerek şikâyetçi aleyhine icra takibine konu ettiklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; bahse konu taşınmazların tamamının tapu kayıtlarının getirtilmesi, taşınmazlar üzerinde hak sahibi oldukları belirtilen muris B.C.'nin mirasçıları tespit edilerek soruşturma kapsamında beyanları alınmayan diğer mirasçıların tanık sıfatıyla olayla ilgili bilgilerine başvurulması, şikâyetçi vekili tarafından dosyaya ibraz edilen flash bellek içerisinde yer alan kayıtların çözümlerinin yaptırılması, şüpheliler ile tanıklar A.T. ve R.T. tarafından şikâyetçi ve diğer mirasçılara yapılan ödemelere ilişkin tüm dekont, banka hesap ekstresi protokol..vb tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi, bahse konu taşınmazlar hakkındaki tespit edilen tüm icra/hukuk dava dosyalarının celbi ile incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, Adli Emanetin 2023/735 sırasında kayıtlı bulunan suça konu bono üzerindeki imza ve yazıların aidiyeti, belgenin mutat senetlerden olup olmadığı, herhangi bir belgeden kesilerek veya kopartılarak oluşturulup oluşturulmadığının ortaya konulması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirmede bulunulması gerekirken, "...müştekinin beyanında şüphelilerin kendisine imzalattıkları sözleşme ve sözleşme metninin altında bulunan senedi kendisinin imzaladığını belirttiği, bilgisizliğinden kaynaklanarak senedi imzaladığını beyan ettiği, şüphelilerin beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikayete konu olay ve fiillerin, hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olup, ortada takibi gereken bir suç ve suçlunun bulunmadığı, müştekinin ait olduğu hukuk mahkemesinde dava açabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/2829 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.