İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/767 Karar: 2025/13716 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/767 K.2025/13716

11. Ceza Dairesi 2025/767 E. , 2025/13716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/4170 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve 2023/6873 Soruşturma, 2024/5774 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın r

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/767 E. , 2025/13716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/4170 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve 2023/6873 Soruşturma, 2024/5774 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın r

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/767 E. , 2025/13716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/4170 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve 2023/6873 Soruşturma, 2024/5774 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/4170 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.06.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/26336 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11079 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11079 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, şüphelilerden ... ve ...'un ortak olduğu ... Tekstil İnşaat Gıda Limited Şirketi'ne diğer şüpheli ...'in ve müştekiler ... ve ...'nin 24/09/2020 tarihinde hisse satın alarak ortak olduklarını, 05/10/2020 tarihinde şirket yapılanması ve ortaklık şeklinde değişiklikler yapıldığını, bu değişiklik ile müşteki ...'a hisse verildiğini, ayrıca şirket temsil yetkisinin yeniden düzenlenerek, ..., ... ve ...'a üçlü imza yetkisinin verildiğini, 20- 31... tarihleri arasında şüpheliler ... ve ...'ın üçlü imza yetkisini ihlal ederek müvekkili ...'ın ... Bankası Sanayi Şubesinde bulunan yetkisinin kaldırılmasını talep ettiklerini, 16/03/2021 tarihinde söz konusu şirketin genel kurul toplantısının müştekilerin katılımı olmadan yapıldığını, kurulda yeni şirket müdürleri olarak şüpheliler ... ve ...'ın atanmasına karar verildiğini, müşteki ...'ye toplantının yapılacağına dair bir tebliğ yapılmadığı için kurul toplantısına katılamadığı halde, kurul toplantı kararında bulunan ... isminin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ifade ederek şikayetçi olmaları üzerine yapılan soruşturma evresi sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluştuğunun kabulü için özel belgenin sahte olarak düzenlemesinin yanı sıra kullanılması da gerektiği, somut olayda sahte olarak düzenlendiği iddia olunan özel belgenin kullanıldığına ilişkin delil elde edilemediği, bu haliyle şüphelilerin üzerilerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturma esnasında alınan 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda, tutanakta bulunan imzanın müşteki ...'nin eli ürünü olmadığı tespitine yer verilmiş olması, 17/03/2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 152. sayfasında, anılan şirketin yetki ve görev dağılımına ilişkin dayanak belgenin, .... Noterliğinin 16/03/2021 tarih ve 3967 sayı ile tasdikli 16/03/2021 tarihli Genel Kurul Kararı olduğunun belirtilmiş olması karşısında, kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphe bulunduğu ve delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şirketin 16.03.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesi ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinde bulunan imzanın, şirket ortağı olan ...'ye ait olmadığı, alınan bu kararla, şirket müdürü olan şikayetçi ...'ın yetkisinin kaldırıldığı ve müdür olarak şüpheliler ... ve ...'ın atandığı, bahse konu kararın Denizli Ticaret Odasında tasdik ettirildiği, ardından imza sirküleri düzenlendiği, noterden avukata vekalet verildiği ve bir kısım satış işlemlerinin yapıldığı, ayrıca yargı mercilerine sunularak kullanma olgusunun gerçekleştiğinin iddia olunması karşısında; belirtilen hususlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi, suça konu belge üzerindeki imzanın toplantı yeter sayısına etkisinin araştırılarak, şikayetçinin imzası olmadan da bu kararın alınabilip alınamayacağının kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesi, imzanın şikayetçi ...'ye ait olmadığı, taklit edilmek suretiyle atılmış olabileceği yönündeki bilirkişi raporuna göre, sahte olarak atılan imzanın şüphelilerden herhangi birine ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre her bir şüpheli yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...sahte olarak düzenlendiği iddia olunan özel belgenin kullanıldığına ilişkin delil elde edilemediği, bu haliyle şüphelilerin üzerilerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunu gösterir somut bir delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/4170 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla