Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2026/103 E. , 2026/1114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3292 E., 2024/4459 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2026/103 E. , 2026/1114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3292 E., 2024/4459 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... müdafine 11.11.2024tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliğinin avukatın iş yerinde devamlı işçisi olmayan eşine yapıldığı, tebligatın usule uygun olmadığı anlaşılmakla, bu sanık yönünden temyizin öğrenme üzerine ve süresinde olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11.02.2025 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin kararları temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklar ..., ..., ... müdafierinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 10 . Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2022/274 Esas ve 2023/581 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-f-son , 158/3, 43, 62, 53, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 39.360 TL adli para cezası hükmedilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.09.2024 tarihli ve 2023/3292 E. 2024/4459 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 09.10.2025 tarihli ek kararıyla sanık ...'ın müdafinin temyiz talebinin CMK 296/1.maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ek kararıyla sanık ... müdafinin temyiz talebinin CMK 296/1.maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz talebi ; temyizin süresinde olduğu, sanığın atılı suçu işlemediği ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz talebi, temyizin süresinde olduğuna, yapılan tebligatın usulsüz olduğuna ve sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir. Sanıklar ... ve...müdafileri ayrı ayrı sanıkların atılı suçu işlemediklerine ve haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında verilen 09.10.2025 tarihli ek karar yönünden; Sanık müdafiinin usulüne uygun şekilde 10.11.2024 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanuni süre geçtikten sonra tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin süre yönünden temyiz talebinin reddine dair kararında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. B.Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımlarına doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... hakkında verilen 09.10.2025 tarihli ek karar yönünden; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 09.10.2025 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-f-son, 158/3 ve 43 uygulamasıyla 6 yıl 3 ay hapis ve 39.360 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmişti. Bölge adliye mahkemesi iki sanık müdafiinin temyizini ek kararlarla süre yönünden reddetmiş; ancak Yargıtay, bir müdafiye yapılan gerekçeli karar tebliğinin avukatın iş yerinde devamlı çalışanı olmayan eşine yapıldığını tespit etti.
Hukuki İlke: Avukata yapılacak tebligatın iş yerinde devamlı işçisi olmayan bir kişiye (burada eşine) yapılması usulsüzdür; bu durumda temyiz süresi öğrenme tarihinden işlemeye başlar ve bölge adliye mahkemesinin süre yönünden verdiği ret ek kararı hukuki değerden yoksun kalır. Buna karşılık usulüne uygun tebliğe rağmen CMK 291/1'deki iki haftalık süre geçirilerek yapılan temyiz için verilen ret ek kararı CMK 296/2 uyarınca hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Usulüne uygun tebliğe rağmen süresinden sonra temyiz eden sanık yönünden süre ret ek kararı onandı; usulsüz tebligat nedeniyle temyizi süresinde kabul edilen sanık dahil üç sanık yönünden ise yapılan esas incelemesinde hukuka aykırılık görülmeyerek hükümler CMK 302/1 uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun biçimde onandı.
Dava Strateji Notu: Gerekçeli kararın büroda kime tebliğ edildiği temyiz hakkının kaderini belirler; müdafi, süre yönünden ret kararıyla karşılaştığında tebliğ mazbatasını inceleyip tebligatın devamlı çalışan dışındaki bir kişiye yapıldığını kanıtlayarak öğrenme tarihine dayalı temyiz hakkını canlandırabilir. Ancak usulsüz tebligat itirazı süreyi kurtarsa da esasa ilişkin güçlü temyiz sebepleri yoksa sonuç yine onama olabilmektedir.