KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2026/388 E., 2026/5803 K.
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/115 E., 2022/264 K
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
630 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2019/115 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2, 43/1, 168/1, 62... /2-4. maddeleri uyarınca neticeten hapisten çevirili 4.500,00 TL ve doğrudan 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/3130 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155094 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155094 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinde yer alan " Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda kovuşturmaya başlanılmadan önce müştekinin çalınan eşyalarının iade edildiğinin Mahkemesince kabul edilmesine rağmen, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay
13. Ceza Dairesinin 07/01/2020 tarihli ve 2019/13275 esas, 2020/227 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Mahkemesince, 07.08.2017 tarihli belgeye göre soruşturma aşamasında gerçekleşen iadeden dolayı 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince uygulanan etkin pişmanlık indirim oranının 2/3 olması gerektiği gözetilmeden 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.
Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları, "Kanun yararına bozma" başlığı altında 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir.
Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
3. İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın, UYAP üzerinden Marmara (1) No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla mahkemesine gönderdiği 20.12.2024 tarihli dilekçesi ile talep konusu hükme yönelik olarak eski hale getirme talebinde bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi bu talebi değerlendirme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla, kararın kesinleşmediği belirlenmiştir.
Henüz kesinleşmediği belirlenen karara yönelik olarak, öncelikle sanığın eski hale getirme talebinin incelenmesi amacıyla dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.