KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10047 E., 2010/1144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.05.2008 tarih ve 2006/26-2008/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline yangın rizikolarına karşı sigortalı işyerinin önünde temiz su borusunun patlaması sonucu davalı ASAT tarafından tamirat yapıldığını, bu borunun davalı bankanın kiracısı diğer davalıların ise maliki oldukları işyerine ait olduğunu, sızan suların sigortalı işyerinin altında bulunan depodaki elektrik tesisatında kısa devre yaparak yangın çıkmasına neden olduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 79.798 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ASAT vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, yangın tarihinde müvekkilinin anılan yerde kiracı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinin altındaki deponun kaçak yapıldığı, davalı ASAT’a su borusunda tamir yapılırken altında depo olduğunun sigortalı tarafından bildirilmediği, bu nedenle davalının kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın ise yangın tarihinde kiracı olmadığı, diğer davalıların da sigortalı işyerinin maliki olmadıkları gerekçesiyle, davalı ASAT hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacıya sigortalı işyerinin önünde yeraltından geçmekte olan ve davalılardan ASAT’ın sorumluluğunda bulunan temiz su borusunun patlaması sonucu sızan suların sigortalı işyerinin bodrum katındaki odanın elektrik tesisatında kısa devre yaparak yangına neden olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, sigortalı işyerinin altında bulunan odanın ruhsata (projesine) aykırı olarak yapılması nedeniyle davalı ASAT’ın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının sigortalısının projeye aykırı olarak bodrum katta bulunan odayı uzattığı ve bundan haberdar olmayan davalı ASAT’ın bu oda üzerinde çalışma yaparak akan suların tesisata sızdığı, bu nedenle çıkan yangından davalı ASAT’ın kusurunun bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davalı ASAT zarara neden olan temiz su boruları nedeniyle BK’nun 58. maddesi gereğince yapı maliki olarak kusursuz sorumlu olup, bu sorumluluktan kurtulması için, yangına zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun neden olduğunu davalının kanıtlaması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece davalının sorumluluğunun BK’nın 58. maddesinde düzenlenen kusursuz sorumluluk olduğunun kabulü ile davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran yukarıda açıklanan ve illiyet bağını kesen durumların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10047, K. 2010/1144, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama