KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10074 E., 2010/1054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2008 tarih ve 2006/101-2008/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 4562 sayılı yasa ile kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, kuruluş, proje ve alt yapı için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan çeşitli tarihlerde kredi kullandığını, bu krediler için Bakanlık ve müvekkili arasında kredi ve geri ödemeleri düzenleyen sözleşme ve protokoller imzalandığını, kredi geri ödemelerinin sözleşme hükmü gereği davalı banka aracılığı ile yapıldığını, bu sözleşmelere göre bankanın ödemesi gereken BSMV’nin müvekkiline yansıtıldığını,
davalı bankanın 6802 sayılı Kanun uyarınca sadece kendi lehine aldığı komisyon üzerinden BSMV tahakkuk ettirmesi gerekirken müvekkilinin ilgili Bakanlığa ödediği faiz üzerinden de BSMV tahakkuk ve tahsil ettiğini, 01.03.1996 tarihinden 31.12.2001 tarihine kadar çeşitli dönemlerde 54.977.03 YTL fazladan BSMV tahsil edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasındaki 29.12.1994 tarihli kredi sözleşmesinin 3. maddesinin 7. paragrafına istinaden tahakkuk ve tahsil edilen BSMV’de bir usulsüzlük bulunmadığını, sözleşme hükümlerine uygun tahsilat yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın tarafları arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı bankanın 6802 sayılı Yasa’dan doğan BSMV ödeme mükellefiyeti bulunmadığı (kendi lehine tahsil ettiği bir faiz bulunmadığından) halde tahakkuk ettirilen faiz üzerinden 54.977,03 YTL BSMV tahakkuk ve tahsilinin hatalı olduğu, davanın tarafları arasında imzalanan kredi sözleşmelerindeki işbu tahakkuk ve tahsile olanak veren hükme geçerlilik tanınamayacağı, sözleşmelerdeki bahse konu hükmün sadece bankanın aracılık hizmetinden doğan komisyon alacağı için geçerli olduğu,
bu hususun davalı bankanın KOBİ Kredileri Daire Başkanlığı’nın 29.11.2004 tarihli yazısında da kesin biçimde vurgulandığı, davacının hataen kendisinden tahsil edilen 54.977,03 YTL’yi talep hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 54.977,03 YTL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı bankanın kendi hesabından değil de Avrupa Konseyi Sosyal Kalkınma Fonu tarafından finansmanı sağlanmış bulunan kredinin kullandırılmasına ve geri ödenmesine aracılık ettiği ve bu aracılık hizmetinden dolayı komisyon tahsil ettiğine göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10074, K. 2010/1054, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama