KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10084 E., 2010/1034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Manisa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manisa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.04.2008 tarih ve 2006/380-2008/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketle olan acentelik sözleşmesinin 22.01.2002 tarihinde feshinden sonra primlerin müvekkiline aktarılmamasından eski acente ve müşterek-müteselsil borçlu davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleştirilen davalarda toplam (17.232.318.279)TL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşmede kefalet limiti yazılmadığından kefil müvekkillerinin sorumlu olmadıklarını, müvekkilinin komisyon alacağı (31) milyar TL’nin takas ve mahsubu gerektiğini, önce rehnin paraya çevrilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ... ve ...’ın kefalet limitlerinin sözleşmede gösterilmediği, dolayısıyla BK.nun 484.maddesi uyarınca adı geçen davalılar aleyhine açılan davanın reddedilmesinin gerektiği, İİK.nun 45.maddesi hükmünün takip hukuku ile ilgili olduğu, davacının ilk önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurmadan dava açmasını engellemediği,
davalı şirketçe davacıya verilen çeklerin icra takibine konulmadığı,davalı şirketin kar komisyonuna hak kazanmadığı gerekçesiyle, davalılardan Kadir Vardar ve Sevgi Vardar hakkında açılan davanın reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 14.145.315.917 TL alacağın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine ve kararın infazı sırasında İİK.nun 45. maddesinin gözönünde bulundurulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10084, K. 2010/1034, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama