KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10097 E., 2010/1066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2007/274-2008/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait tescilli “Aygaz” markasını taşıyan boş tüplerin, bayileri olmadığı halde davalı işyerinin deposundan elde edildiğini, davalının tüpleri haksız olarak elinde bulundurduğunu, bu hususun marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, marka haklarına tecavüzün tespiti ile önlenmesine, elde edilen tüplerin imhasına, kararın ilanına ve 100,00 YTL maddi ve 1.000,00 YTL manevi tazminatın 14.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin bayii olmadığı halde Aygaz markalı boş tüpleri piyasadan toplayıp işyerinde bulundurup, boş tüpleri bayi olduğu dolu tüplerle değiştirmesi eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğu, davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men’ine, davalı işyerinde bulunan toplam 19 adet tüpün imhasına, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, 100,00 YTL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, TTK' nun 58/e ve BK'nun 49.maddesi uyarınca 100,00 YTL manevi tazminata hükmedilmiştir.
BK’nun 49. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminatın miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca mahkemece, davalının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespit ve önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada isteyebilmesi mümkündür. Öte yandan, mahkemece davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemleri için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10097, K. 2010/1066, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama