KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10125 E., 2010/2162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 tarih ve 2001/1 - 2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılından bu yana denizcilik sektöründe faaliyet yürüttüğünü, davalılardan TPE nezdinde “PELİKAN + Şekil” markasının tescili amacıyla yaptıkları başvurunun, diğer davalı şirketin “Pelikan + Şekil” markası mesnet alınarak 36 ve 39. sınıflarda, en son davalı kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında olduğundan bahisle reddedildiğini, markaların farklı olduğunu ve davacının markasını kullanarak ayırtedicilik sağladığını ileri sürerek, kurum kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraf markalırının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b kapsamında ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, davacının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesinde yazılı mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlamaya yeter derecede kullanımla ayırt ediciliği sağladığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10125, K. 2010/2162, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama