KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10196 E., 2010/1057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2008 tarih ve 2008/4-2008/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 27.07.2007 tarihinde ... olarak kendini tanıtan bir kişiye bilgisayar malzemeleri sattığını, bu kişi ödemeyi çek ile yapmak isteyince müvekkilinin basiretli bir tacir gibi çeki fiziken inceleyip davalı bankanın Cennet Mahallesi Şubesi’ni arayıp çekle ilgili bilgi aldığını ve çeklerin ödenmesinde bir problem yaşanmadığının bildirildiğini, sahsın kimliğini kontrol ederek 27.07.2007 tarihli irsaliyede yazılı malları teslim ettiğini ve irsaliyeye bu şahsın imzasını aldığını, çekin ödeme günü olan 20.08.2007 tarihinde Garanti Bankası Eminönü Şubesi’ne ibrazında karşılıksız çıktığını,
bankadan ...’ın telefonunu alıp şahsı aradığında bu şahsın Fortisbank Cennet Mahallesi Şubesi’nde hesabının olmadığını bildirdiğini, davalı bankanın hesabın açılışı ve sahte belgelerin sunulması sırasında gerekli özeni göstermediğini, davalı bankanın müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 8.680,00 YTL’nin 20.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın gerekli araştırma özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, hesap açılırken noterden çıkartılan imza beyannamesi, muhtarlık ikametgah senedi, muhtarlık nüfus cüzdan sureti, kimlik aslına uygun kimlik fotokopisi, kimlikteki fotoğraf ile müracaat sahibinin aynı kişi olduğunu gösterir değerlendirme ve vergi levhası gibi belgelerin ibraz edildiğini, bu belgelerin resmi makamlardan alınıp tasdikli olduğunu, davacının bankayı arayarak çek hakkında bilgi aldığı yönünde kayıt bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların tacir olmaları nedeniyle yaptıkları faaliyet alanında kendilerine yüklenen özen ve dikkati basiretli bir tacir gibi göstermedikleri, davacının bilgisayar ve buna ilişkin teknolojik malzemelerin satışını çek kabul ederek yaptığı sırada çekin karşılığının olmaması riskini de göze aldığı, davalı bankanın ise çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken müşterinin ticari kimliğini ve güvenirliğini yeterince araştırmadığı, dava konusu olayda tarafların %50’şer oranda müterafık kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.340,00 YTL’nin davalıdan 20.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankanın gerekli özeni göstermeden çek hesabı açmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bu dava, hukuki yönden bir tazminat davasıdır. Tazminat davalarında davacı zararının gerçekleşmiş olması gerekir.
Somut olayda mahkemece, davacının bilgisayar vb. malzemelerin satışını çek kabul ederek yaptığı sırada çekin karşılığının olmaması riskini de göze aldığı, davalı bankanın ise çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken müşterinin ticari kimliğini ve güvenirliğini yeterince araştırmadığı,
tarafların %50’şer oranda müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/27395 Soruşturma sayılı dosyası ile müştekileri arasında ...’ın da bulunduğu kişilerin şikayeti üzerine şüpheli ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 10.09.2007 tarihli fezleke düzenlendiği ve bu şahsın tutuklandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından senet borçluları aleyhine alacağın tahsili için takip ya da dava açıldığına dair bilgi dosyada mevcut değildir. Oysa davacının bir zararının doğması için, borçlusuna karşı tüm hukuki yolları denemiş ve alacağını alamamış olması gerekir. Bu durumda davacının öncelikle kendisine çeki keşide eden şahsa karşı talepte bulunması, bu yollar sonucunda alacağını alamamışsa bankaya yönelmesi gerekir.
Bu itibarla henüz bankadan tazminat isteme hakkı doğmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10196, K. 2010/1057, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama