KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10221 E., 2010/5206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/79-2005/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İsviçre menşeli bir şirket olup, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de NESTLE ibareli tescilli bir çok markasının bulunduğunu, aynı zamanda ticari unvanında da bu ibarenin bulunduğunu, müvekkilinin NESTLE ibaresini tüm dünyada tanınmış hale getirdiğini, NES ibareli markasının da TPE nezdinde 1969 tarihinde 39688 tescil no ile tescilli olduğunu, aynı zamanda NESTEA ibareli markasını da 1991 yılında 127746 no ile 29,30 ve 32. sınıf ürünleri için tescil edildiğini, 2002 10130, 2002 27992 ve 2003 04553 tescil noları ile kelime ve şekil olarak muhtelif şekillerde tescil edildiğini,
davalının NESTON+şekil ibareli markasını 5, 29, 30 ve 32. sınıf ürünler için 2005 01236 no ile TPE nezdinde tescil ettirdiğin, marka tescil kapsamının müvekkilinin markası ile aynı olduğunu ve NES kökünü kullandığını, davalının müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmak için böyle bir eylemi gerçekleştirdiğini, markalar arasında iltibas olduğunu, görsel ve fonetik bakımdan benzediklerini, davalının aynı ibareyi ticaret unvanında da kullandığını, bu durumun müvekkilinin ticaret unvanına iltibas yarattığını ileri sürerek,
davalı adına tescilli NESTON ibareli markasının müvekkilinin tescilli ve tanınmış NESTLE, NESTEA ve NES markalarına benzer olduğunun ve iltibas yarattığının tespiti ile NESTON markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının NESTON ibaresini ticaret unvanında kullanmasının müvekkilinin ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, markaların görsel ve fonetik olarak farklı olduğunu, müvekkilinin markasını davacının markasına benzetmeye çalışmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını tescil ettirdikten çok sonra itiraz ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının NESTLE markası çok tanınmış olup, bu tanınmış markanın vurgulayıcı ön takısı NEST bölümüne farklı ilavelerle başka tesciller de sağlandığı,davacının hemen hemen tüm markalarında yer alan NEST sözcüğünün davalının markasının da ilk bölümünü oluşturduğu, davacı markasının piyasadaki eskiliği ve özellikle çok tanınmışlığı nedeniyle ilave ON eki, markalar arasında iltibası önleme gücüne sahip olmadığı,
ancak davalının tescilli markasını tescil edildiğinden farklı kullandığı veya ambalajlarını taklit ettiği kanıtlanmadığından ve tescilli markanın kullanımının markaya tecavüz veya haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2005 01236 nolu markanın hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve dava dilekçesinde, davalının unvanın terkini talep edilmemesi nedeniyle, davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının haksız rekabet oluşturmasının mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10221, K. 2010/5206, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama