KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10229 E., 2010/1353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2007/626-2008/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketle müvekkili arasında acentelik sözleşmesi bulunduğunu, diğer davalının da davalı şirket lehine ipotek verdiğini, (80.000)YTL borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini, davalıların haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya borçlarının (30.000)YTL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, MK’nun 887. maddesi uyarınca ipotek verenin borçtan şahsen sorumlu olmaması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan önce ipotek verene ödeme ihtarının yapılmış olması gerektiği, davacının böyle bir ihtar keşide etmediği ve davalı ...’nin ayrı bir kefaletname imzalayıp borçtan şahsen sorumlu olduğunu bildirdiği, ancak anılan kefaletnamede kefil olunan miktarın ve tarihin yazılı olmadığı, bu nedenle kefaletnamenin geçersiz olduğu,
dolayısıyla davalı ...’nin borçtan şahsen sorumlu bulunduğunun kabul edilemeyeceği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotek borçlusu ile birlikte asıl borçlunun da gösterilmesi zorunlu bulunduğundan diğer davalı asıl borçlu şirket aleyhine de tek başına takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10229, K. 2010/1353, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama