KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10272 E., 2010/5307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.01.2008 tarih ve 2006/637 - 2008/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde taraflar ve avukatları tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1960'lı yıllardan itibaren ... markasını yolcu, yük gibi her türlü taşımacılık faaliyetinde kullanan müvekkilinin 50 yıldır yürüttüğü reklam, tanıtım, faaliyetleri ile sunulan kaliteli hizmet ile ... markasını taşımacılık sektöründe tanınmasını sağladığını, ... markasının 2005/24648 kod numarası ile 12 ve 37.sınıf yönünden davacı şirket adına tescil edildiğini, davalı şirketin 2000/20572 kod numarası ile 39.sınıf için ... markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin meşhur hale getirdiği markadan yararlanmak isteyen davalı şirketin marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek,
... ibaresinin davacı tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti ile davalı adına tescilli 2000/20572 kod numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf yanıt vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen 2000/20572 numaralı davalı markasının 06.12.2001 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın ise 5 yıllık süre geçirildikten sonra 28.12.2006 tarihinde açıldığı, davalı şirketin ticaret unvanının ayırt edici unsurunun da "..." olup, davacının marka tescilinin ise 12 ve 37.sınıflar için ilk kez 10.06.2005 tarihinde gerçekleştiği, tarafların ticaret sicil ve marka tescil belgeleri dışında kanıt sunmadığı,
davalının davacının ticari markasının itibarından faydalanmak için tescil ettirdiğinin kanıtlanamadığı gibi işaretin davacı tarafından marka olarak kullanıldığına ilişkin delil de sunulmadığı, her iki tarafın ticaret unvanları tescilli olup, unvana yönelik dava bulunmadığı, kötüniyeti kanıtlanamayan davalı hakkında açılan davanın süresinde açılmadığı, davacı markasının tanınmış olduğunun tespitine TPE'nün görevli olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10272, K. 2010/5307, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama