KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10281 E., 2010/5223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/95-2008/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, özelleştirmeye alınan Tüpraş’ın 36.969.698 adet hisse senedini davalının müvekkili idareye başvurarak, yurtdışında yerleşik kurumsal yatırımcılara satmak üzere İMKB Toptan Satışlar Pazarında satın almak istemesi üzerine başlayan satış işlemlerinin tamamlanması ve kesinleşmesi sonrasında Petrol İş Sendikası’nın müvekkili aleyhine idari yargıda açtığı dava sonunda, davacının 03.03.2005 tarihli satış kararının iptaline karar verilip kesinleştiğini, yargı kararının uygulanması bakımından davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını, iptal öncesi durumun tesisinde yasal zorunluluk bulunduğunu ileri sürerek,
Tüpraş’ın sermayesinde bulunan %14,76 oranındaki kamu hissesine karşılık gelen toplam 36.969.698 adet ve satış tarihinde 36.969.698.000.000 TL nominal değerinde olan hisse senedinin, idare mahkemesince iptal edilen satış işlemine esas satış bedeli karşılığında aynen iadesi veya bunun mümkün olmaması halinde aynı adet ve orandaki hisse senedinin misli olarak müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aracılık faaliyeti ve temsilci sıfatı nedeniyle pasif dava ehliyetinin bulunmadığını ve idari yargı kararının geçerli ve ifa edilmiş özel hukuk işlemini geçersiz hale getiremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, borsada davacı kurum vasıtasıyla işlem yapılabildiği, SPK’nun 30 ncu maddesinin ve Borsa Yönetmeliği’nin 49/a maddesinin bu yönde hüküm içerdiği, davalının alıcıları, İş Yatırım A.Ş.’nin ise davacıyı temsilen işlemde yer aldıkları, davalının dava konusu alım işleminde görevinin sona erdiği, davacı ile arasında hukuki ve ticari bir bağ mevcut olmadığı, bu durumda davalıya dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10281, K. 2010/5223, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama